adının "hatırlanacak bir gün" mü yoksa "hatırlanacak bir an" mı olduğuna bir türlü karar veremediğim bu muhteşem filmi ablamla izliyorduk. izlerken filmin Türk versiyonuna merak saldım. zaten sinemma da izlemeyi çok istemiştim. ama tabii ki yine hüsran'la sonuçlandı.
orjinali Kore filmi olduğundan ve oranın usulleriyle falan çekildiğinden Türk versiyonu daha sıcak geldi bana. hem bize de uymuş. Leyla'nın olmayan yatak odasının yerini çimenlere yatarak söylemesi, İskender' in orasına burasına yazı yazıp söylememesi çok eğlenceliydi. bir de sonu süperdi...
bunlara rağmen orjinalin de verilen duyguyu alamadım ben. bence yönetmenin kendi yazdığı seneryolar daha duygulu olmuş.
14 Ağustos 2013 Çarşamba
12 Ağustos 2013 Pazartesi
buldun mu bunama...
anlamlı ve benim de dilimden düşürmediğim çok güzel bir söz vardır. "buldun mu, bunama!" diye...kendi açtığım kuyuya kendim düşeceğim ama durum buysa bunayacağım arkadaş!
kanal d işitme engelliler için bazı dizilerin yer aldığı bir site yaptı ya ha Allah razı olsun ama hala haksızlık oluyor biraz... mesela ben en azından bu konuda diğerleriyle eşit olacağız sanmıştım. işitme engelliler için hazırlanan bölüm tv'dakinden biraz geç veriliyor ya, olmuyor işte böyle... aynı anda verilsin. hem Facebook'ta dizinin resmi sitesini de beğenemiyoruz. tüyo filan veriyorlar ya bizim için tadı kaçıyor.
bir de işittme engellilerle birlikte az görenleri de düşünsünler biraz da. alt yazılar çok küçük. ben bu bozuk gözlerle küçüçük yazıları okuyabilmek için bilgisayarın içine giriyorum. ve ablamın da "niye bu kadar uzakta oturuyorrsun? biraz daha gir içine" tarzı esprilerine maruz kalıyorum. :)
kanal d işitme engelliler için bazı dizilerin yer aldığı bir site yaptı ya ha Allah razı olsun ama hala haksızlık oluyor biraz... mesela ben en azından bu konuda diğerleriyle eşit olacağız sanmıştım. işitme engelliler için hazırlanan bölüm tv'dakinden biraz geç veriliyor ya, olmuyor işte böyle... aynı anda verilsin. hem Facebook'ta dizinin resmi sitesini de beğenemiyoruz. tüyo filan veriyorlar ya bizim için tadı kaçıyor.
bir de işittme engellilerle birlikte az görenleri de düşünsünler biraz da. alt yazılar çok küçük. ben bu bozuk gözlerle küçüçük yazıları okuyabilmek için bilgisayarın içine giriyorum. ve ablamın da "niye bu kadar uzakta oturuyorrsun? biraz daha gir içine" tarzı esprilerine maruz kalıyorum. :)
2 Ağustos 2013 Cuma
Gözümün Nuru...
Bu Ramazan başlangıcın da Namaza başladım. hem de 5 dakika öncesine kadar hiç fikrim yokken, kendimi seccadenin üstünde Yüce Allah'ın huzurunda buldum... uyumak için yatağıma yatmıştım ama 2 saatten aşağı amacıma ulaşamadım:) onu bırak da ağzımı kulaklarımdan indirebildiysem ne ala! namazla doğan huzur başka nerede var ki? bu konuda üzgünüm ama, tek yol; namaz :) başlayınca bırakmak elbet çok günah. ama benim böyle bir endişem yok. yerde aradığımı gökte bulmuş gibiyim... ( hani namaz yukarıdan gelen bir emir ya:) nasıl bırakabilirim? çok seviyorum. sevgiliyi bekleyen bir hasretli gibi bekliyorum... gelmediğini bilsem de "geldi mi, geldi mi?" diye aileme sormaktan kendimi alamıyorum. keşke her müslüman kılsa da, kendini bu huzur ve mutluluktan mahrum bırakmasa...
benim namaza başlayışım, Gül Hanım sayesinde oldu:) borçluyum ona. nasıl ödeyeceğimi bilmesemm de borçluyum...
benim namaza başlayışım, Gül Hanım sayesinde oldu:) borçluyum ona. nasıl ödeyeceğimi bilmesemm de borçluyum...
16 Mayıs 2013 Perşembe
huzur...
Bir Ramazan akşamı sahur yaptıktan sonra balkonda bakınıyordum öyle. Bir den kulağımda tattlı bir nağme çınlamaya başladı. Ezan! Uzun zamandır duyamıyordum. Sadece Atapark sefalarında camii ye yakın olup duyabiliyordum. Ama uzun zamandır çıkmamıştım. Haliyle Dünyada ki en sevdiğim sesi özlemiştim. Ve bunu aylar sonra tekrar duymanın mutluluğunu tahmin edemezsiniz. Hem de Ramazan gibi Mübarek bir gecede:)
Ve o kadar etkilendim ki, her akşam sahurdan sonra çıkıyordum. Şükürler olsun ki hepsinde de duyuyordum. Fakat bir çıkışımda duyamamıştım. Epey bir bekledim. Odaklandım.. Ama çıt yoktu. Çokan okunduğunu benim de geciktiğimi düşündüm. Ve hatırı sayılır bir derece üzüldüm de... Tam kalkarken huzurun sesini tekrar duydum:) işte böyle anlara bayılıyorum. umutsuz kalmışken ümidin gelmesine...
Bu arada daha iyi anladım, ben mübarek bir insan olmalıydım:)
işin daha güzel yanı ise, evimizin yakınlarında camii olmasa da uzun zamandır höporlör varmış.
Ve o kadar etkilendim ki, her akşam sahurdan sonra çıkıyordum. Şükürler olsun ki hepsinde de duyuyordum. Fakat bir çıkışımda duyamamıştım. Epey bir bekledim. Odaklandım.. Ama çıt yoktu. Çokan okunduğunu benim de geciktiğimi düşündüm. Ve hatırı sayılır bir derece üzüldüm de... Tam kalkarken huzurun sesini tekrar duydum:) işte böyle anlara bayılıyorum. umutsuz kalmışken ümidin gelmesine...
Bu arada daha iyi anladım, ben mübarek bir insan olmalıydım:)
işin daha güzel yanı ise, evimizin yakınlarında camii olmasa da uzun zamandır höporlör varmış.
1 numaralı zanlı:)
Ses yetenek mi ararsın, yakışıklılık karızma mı? dur ben sana diyeyim. Hepsi tek bir insan da mevcut: Gökhan Tepe!
Kendi bile diyor, "hayatta ne dört dörtlük ki?" Sen bu deyimi kökten sarstın be adam!
Harika bir özelliği daha var. Engellilere de saygılı yavrum:) Yani tekerlekli sandalyede ki kızla bacağı kucağındayken poz vermesi, otizmli çocuklarla şarkı söylemesi... Al sana alamet! Daha vardır mutlaka. Çünkü onu özetleyecek tek kelime: "Adam!"
Bazen birine bağlanırken kalbimizin kırılmasından korkarız ya, maaşallah Gökhan Tepe bunu sadece şarkılarıyla başarıyor. Evet, bu kanuda acımasız olabilir. Şaka şaka maalesef her şarkı az çok yakar. Ama Gökhan Tepe işinin ehli. İlk çıktığı günlerden kapmış işi. Hani diyor ya, "oysa yerini bile unuttu." bunu söyledikten sonra yaptığın zalimlik değil midir Tepe? Var mıdır bir izahı?
Biz de unutmuştuk, sadece hissediyorduk. Ama sağda mı solda mı bilmiyorduk. Sen bizi acılarla kıvrandırırken uyardın. Biz "neresi acıyor?" diye aranırken elimiz yüreğimize rast gelmesin mi?!
Adam yüreğiyle konuşuyor. Bizim de gönül tellerimizden harika melodiler çıkarıyor. Bir de üstüne söz yazıyor ki, resmen deşifre oluyoruz.
Ben kendisini 4. albümü "Yürü Yüreğim" den sonra tanıdım. Geç de olsa tanıdığıma çok mutluyum. O gün bu gündür... bitmedi çılgınlığım.Taaa o zamandan başladı kapımı çalmaya.
Ne düşündüğünüzü duyuyorum. Aslında duymuyorum, işitme kaybım var. Eheheheh... Ama demelisiniz. "Ne bu sahiplenme?" Hayır canım, açıklaması gayet basit. Altı üstü "3 Kelime" Gökhan Tepe Çılgınlığı!
Kendi bile diyor, "hayatta ne dört dörtlük ki?" Sen bu deyimi kökten sarstın be adam!
Harika bir özelliği daha var. Engellilere de saygılı yavrum:) Yani tekerlekli sandalyede ki kızla bacağı kucağındayken poz vermesi, otizmli çocuklarla şarkı söylemesi... Al sana alamet! Daha vardır mutlaka. Çünkü onu özetleyecek tek kelime: "Adam!"
Bazen birine bağlanırken kalbimizin kırılmasından korkarız ya, maaşallah Gökhan Tepe bunu sadece şarkılarıyla başarıyor. Evet, bu kanuda acımasız olabilir. Şaka şaka maalesef her şarkı az çok yakar. Ama Gökhan Tepe işinin ehli. İlk çıktığı günlerden kapmış işi. Hani diyor ya, "oysa yerini bile unuttu." bunu söyledikten sonra yaptığın zalimlik değil midir Tepe? Var mıdır bir izahı?
Biz de unutmuştuk, sadece hissediyorduk. Ama sağda mı solda mı bilmiyorduk. Sen bizi acılarla kıvrandırırken uyardın. Biz "neresi acıyor?" diye aranırken elimiz yüreğimize rast gelmesin mi?!
Adam yüreğiyle konuşuyor. Bizim de gönül tellerimizden harika melodiler çıkarıyor. Bir de üstüne söz yazıyor ki, resmen deşifre oluyoruz.
Ben kendisini 4. albümü "Yürü Yüreğim" den sonra tanıdım. Geç de olsa tanıdığıma çok mutluyum. O gün bu gündür... bitmedi çılgınlığım.Taaa o zamandan başladı kapımı çalmaya.
Ne düşündüğünüzü duyuyorum. Aslında duymuyorum, işitme kaybım var. Eheheheh... Ama demelisiniz. "Ne bu sahiplenme?" Hayır canım, açıklaması gayet basit. Altı üstü "3 Kelime" Gökhan Tepe Çılgınlığı!
18 Nisan 2013 Perşembe
isyaaaan!
uzun zamandır düşünüyordum. engelli ailelerin beden dilini öğrendiği bir şey olsa keşke.benim gibi hayır demeyi bilmeyenler için. istemediği şeyler yapmak zorunda kalıyor. gülücüklerle kamufle ediyorlar. dilediğini yapmak herkesin hakkı değil mi? bazıları da çevresinde engelli olmadığı için karşılaşınca şaşırıyor ve nasıl davranacaklarını kestiremiyorlar. belki biri duyar sesimi de son verilebilir inşaAllah!
Hani örnek alırız diye korktuğunuz için izlememize izin vermediğiniz yabancı diziler var ya, e yardım edin de izlemeyelim! eski Türk filmlerini bırak, popüler filmlere bile alt yazı yapmaktan acizsiniz. internette yabancı dizi siteleri gibi alt yazılı Türk dizilerinin de olduğu bir site olsa ve ya siz alt yazıları yapıp internete koyun biz diziyi ve ya filmi her neyse alt yazısıyla indirip izleyelim, diyorum ama o da yok. siz yapmayınca yabancı dizilerin, izlemeyi sevmediğimiz bir konusu da olsa sırf alt yazısı yüzünden çekici geliyor. Mesela biz Türk'üz ama sizin yüzünüzden yabancıların elinde büyüdük... dediğiniz gibi etki ediyorlar, farkında olmasak bile... televizyon da neden sadece bir kaç tane alt yazılı kanal var? oysa bir kaç tane değil, bir dünya işitme engelli var. bir dünya da bizi görmezden gelenler...
Hani örnek alırız diye korktuğunuz için izlememize izin vermediğiniz yabancı diziler var ya, e yardım edin de izlemeyelim! eski Türk filmlerini bırak, popüler filmlere bile alt yazı yapmaktan acizsiniz. internette yabancı dizi siteleri gibi alt yazılı Türk dizilerinin de olduğu bir site olsa ve ya siz alt yazıları yapıp internete koyun biz diziyi ve ya filmi her neyse alt yazısıyla indirip izleyelim, diyorum ama o da yok. siz yapmayınca yabancı dizilerin, izlemeyi sevmediğimiz bir konusu da olsa sırf alt yazısı yüzünden çekici geliyor. Mesela biz Türk'üz ama sizin yüzünüzden yabancıların elinde büyüdük... dediğiniz gibi etki ediyorlar, farkında olmasak bile... televizyon da neden sadece bir kaç tane alt yazılı kanal var? oysa bir kaç tane değil, bir dünya işitme engelli var. bir dünya da bizi görmezden gelenler...
23 Mart 2013 Cumartesi
Şimdi reklamlaaar:D
Boş zamanlarınızda sizi oyalayacak, gözlerinizi sulandıracak içinizi gıcıklayacak bir kitap arıyorsanız Mine Sota hızır gibi yetişmiş. Allah razı olsun bu kadından ya.
Bizim için nice uykusuz geceler nice huzursuz sabahlar geçirmiş onca zorluğa rağmen yazmış. kafasında dökülecek saç kalmayıncaya kadar yazmış da yazmış. E o zaman bize en yakın kitapçıya gidip "bunu alıyorum!" demek düşer.
Bu çene düşürücü kıtapların tek dezevantajı ağzınızın kulaklarınıza kadar uzayabilecek olmasıdır.
Hadi alalım okuyalım. Okudukça kıkır kıkır gülelim. Güldükçe güzelleşelim. İyi okumalar.
Bizim için nice uykusuz geceler nice huzursuz sabahlar geçirmiş onca zorluğa rağmen yazmış. kafasında dökülecek saç kalmayıncaya kadar yazmış da yazmış. E o zaman bize en yakın kitapçıya gidip "bunu alıyorum!" demek düşer.
Bu çene düşürücü kıtapların tek dezevantajı ağzınızın kulaklarınıza kadar uzayabilecek olmasıdır.
Hadi alalım okuyalım. Okudukça kıkır kıkır gülelim. Güldükçe güzelleşelim. İyi okumalar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Ninni açanı var, Eliyle uyutan var, Kutusu var, Açıkta uyusa bile ceket atanı var, Daha ne istersin Kurtlu Efendi? Ya sen Kara Burunlum?
-
18 Haziran Dominik maçı; uyudum, uyandım, dinlene dinlene bir maç izledim şükür... Ayrıca turnuvanın İstanbul kısmına geldiğimiz için 3 maç ...
-
Size bir türlü kanitlayamadim ama benim asıl olayım kalıpsız alçı tasi yapmak ama şimdilik yapamıyorum ve yeni ufukları yelken açma amacıyla...


