15 Kasım 2014 Cumartesi

Hint Filmleri

Ne zaman dönüp ardıma bakşam, şu hint filmleri hakkında hep pişmanlık görüyorum geçmişimde. Bu harika filmlerden bir zamanlar habersiz olmama katlanamıyorum. Çünkü benim film anlayışımla hint filmleri örtüşüyor.
Çok şükür, bu dertten kurtuldum. Şimdi de başka bir çeşidi sardı beni. Dert değil heyecanlı olanı:) Bağımlı oldum. Zaten film manyağıydım, şimdi de salak oldum:)
Bir de şöyle söyleyeyim, eskiden Hollywood filmleeri birinci sıradaydı. Şimdi ise sağolsun, ikinci olma nezaketini gösterdi:)
Aslında hint filmlerine o kadar da yabancı değiliz. Yeşilçam'a benziyor, hem de devri hala geçmedi.
3 İdiots' la başlayan maceram We Are Family, Jab We Met ve My Name İs Khan' la devam etti. Ve de artarak çoğalmakta.
Neredeyse hepsini izlerken yanınızda en az bir kutu mendil bulunmalı. Çünkü hint filmleri tek bir konuya odaklanmaz. Genelliikle karışım yaparlar. Ama en çok aşk tabii:)
Gülüşlere fazla kapılmamak gerek, bir kaç dakika sonra salya sümük ağlamaya başlayabilirsiniz.
İşte böyle önlem alınmazsa, psikolojik bozukluğa sürüklenebilirsiniz:)

Hint filmlerinden bahsettim bahsettim de benim canım film çekti ya:) Hadi size iyi okumalar. Kendime de sizin adınıza iyi seyirler diyorum.:)

Dikkatli olun, ne düşündüğünüzü okuyabiliyorum burdan. " Ahahaha manyak!" diyorsunuz di mi?

27 Ekim 2014 Pazartesi

Friends

Hepiniz bomba sesi duymuşsunuzdur. Kulağı sağır edecek kadar yüksek seslidir.  İşte bu ses bizim odadan geliyorsa bilin ki bomba değil, ben kahkaha atmışımdır altı üstü:)
Hani dışarı çıkmak istediğiniz güzel bir günü evde geçirmenin moral bozucu olacağını zannedersiniz ya? " Yapacak bir şey yok. " dersiniz. O zaman Friends izleyin!
Hayır bu bir tavsiyeden daha fazlası. Dediğim duruma düşünce iyi zaman geçirmenin formülünü öğrenebilirsiniz diye diyorum:)
Ben de bu yanılgıya kaç kere düştüm Aynı şekilde kaç kez de yanıldım:)


Ayrıca eğitici bir dizi de.
Chandler; Kadın ciddi ciddi Sean Penn'i Kolombiya'nın başkenti sanıyordu.
Eddie; Oysa herkes bilir Kolombiya'nın başkenti...
Chandler;... Sean Penn değildir!

24 Ekim 2014 Cuma

Burası etme-bulma dünyası değil mi?

N'oldu boş mu buldunuz meydanı? Biz de sizinle birlikte bu dünya da yaşamıyormuyuz? O zaman ne bu gözlerde ki yabancılık, ne bu acizlik?
İlgilenmek için illa kan bağı mı olması gerekiyor?

Irkçılık gibi bir şey bu. Tek fark, sizinle aynı milletteniz, ama tık yok. Burnunuzun ucundayız oysa...

Tamam, sizin gibi değiliz. Her istediğimizi yapamıyoruz. İhtiyacımız olan şeyleri bile başkalarına yaptırabiliyoruz. Ama hiç düşündünüz mü, sizin de bir gün böyle olabileceğinizi? O tepeden bakanların altında, siz de olabilirsiniz bir gün...
O zaman bu duyarsızlık neden?

Yollar, kaldırımlar, merdivenler... Hepsi sizin için. Sizin o eğlence olsun diye koşarak indiğiniz bayırlar bizim için hayati önem taşıyabiliyor...

İşte böyle, adaletsiz bir dünya da yaşıyoruz. Daha doğrusu yaşatılıyoruz...
Dikkatli olun, bir gün külahlar değişebilir.

Yaşamana bak güzelim:)

Tam bir yabani hayvanlarla dolu orman... Bizde yem olmadan geçinip gidiyoruz:)
Her yeni gün yeni şeyler öğreniyoruz. En önemlisi de yaşamayı öğreniyoruz.

Ve gün doğduğunda hayatımıza yeni bir sayfa açılıyor. Bazılarınında kirletmesi hiç uzun sürmüyor:)

"Hayatım böyle" deyip düzenini bozmaya üşünme. Başkalarını düşünmeden mutlu olacağın bir dünya yarat kendine...
Hayatından çıkar demiyorum, ama önceliğin kendin olsun.
Dilediğin gibi şekillendir, hayat senin. Sınırlar da senin, aş onları:)

Çok yanlış çok:)

Hata.
Söylemesi bile bir hata, kaba bir söze benziyor ya:)
İşte öğrenmenin gizemli sırrı:)

Hatların bazıları bize gurur bazıları da acı verir.
Çünkü insan hatalardan öğrenir.

Her hata, kötü sonuçlanacak diye bir şey yok ki. Farkında olamasak bile hepsinden bir şey öğreniyoruz. Yaptiğimiz hatalar değil mi, neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmemizi sağlayıp, istemediğimiz yola düşmemizi engelleyen?

10 Ekim 2014 Cuma

Yusuf Güney

Hem Trabzon'lu, hem Trabzonpor' lu uşağum benum:)
Şarkıları da süper! Neden mi? Adam Trabzonspor Marşı'nı yazdı da ondan:)
Tamam tamam, bir gerçeklik payı olarak şaka yapıyorum. Yani sadece o değil. Adam yüreğiyle yazıyo, yüreğiyle...

Bence Yusuf Güney'in şarkılarında ki derin anlamı en iyi anlayan biziz.
 Ne derler bilirssiniz ya? Bir Trabzonlu'nun duygularından, en iyi Trabzonspor'lu anlar:)
                                     

6-1'lik bir skor...

" Galiba" diiyerek başlıyorum, çünkü hangi sene olduğunu cidden hatırlamıyorum. Sanırım geçen seneydi.  Ve yine sanırım, Ligin son haftasında ( İşte bu kesin:) Sivasspor'u 6-1 yenmiştik. Bu konuda hiç bir şeyden emin değilken, bunu nereden mi hatırlıyorum? Bakın anlatayım.
O gece ablamın evindeydim. Kendi evim de izlerdim de, babamım bir kanalda 5 dakikadan fazla duramama gibi bir fobisi var. Nitekim böylesi daha iyiydi. Çünkü art arta goller geliyordu. Bir gole sevineyim derken bakıyorum, diğer gol ağlarda.... Yani ben o gece resmen, içmeden sarhoş olmuştum.
O kadar ki, ablam ve eniştem bir yere gidecekti. Ama benim yüzümden gitmeleri nasip olmadı. Eniştem dış kapıya doğru gidiyor, sonra ben çığlıklarla onu oturma odasına davet ediyorum:)
Sonra gollere biraz ara verdiler de, nefes alabildim, Ablamlarda nihayet gidebildiler:)
Sonra ki sene de benim basketbol da aldığım 6-1' lik skor da hediye olsun kaplanlarıma...