13 Aralık 2016 Salı

Doctors

Dizinin konusu, küçük bir rahatsızlıktan ameliyat olan ve doktorun hatasından dolayı masa da kalan bir ninenin torununun intikamını anlatıyor. Önceleri ders çalışmayı bile bilmezken, verilen gazla azmedip doktor oldu. Son bölüm o doktor hasta olup eline düştü. Tam olarak onun eline değil, onun davasını bilen erkek arkadaşına. Ve kızımız tehlikeli bir bölge de olan tümörü başarılı bir sekil de çıkararak insanlığını korudu;)

Fantastik yerlere gelince; Bütün ameliyatların başarılı geçmesi... Doktor ne kadar başarılı olursa olsun, bütün bir ömür bir hata da silinebiliyor. Ve hata insanoğlunun yaratılışında var. O değil de, kurtarılması en çok beklenen hasta öldü ya, ona yanarım ben...
Diğer fantastik tarafı, konuk oyuncuların hepsinin hasta çıkması. Başrolün babası, hatta baş hekim bile...Pizza dağıtıcı, küçüğü yürürken aksadığı için müşterisi olan doktorlara neyi olabileceğini sordu. Onlar da çocuğu getirmesini isteyince, 2 çocuğunu alıp hastaneye gitti. Ve ikisinin de ameliyatlık olduğu ortaya çıktı...
Bukalemun gibi renk değiştiren, favori karakterim Kang Soo.... 5 bölüm arka arkaya sac rengini değiştirdi, sonunda sarı renginde karar kıldı.
Sonra hasta oldu ve arkadaşları 'Kafanı nasıl tıraş ederiz' diye ameliyatına dâhil olmayınca, güzelim saclarını kıydı. Tıraş olmadan önce 'Seni serseri, çok yakışıklısın' diye gururunu okşadı. Aynen iade ederiz efendim;)
İçimi yaktın be adam!

Bizim Dimitri

'Ezan sesini bile özledim.' diyen bir Hristiyan düşünsenize?
Mübadele olayları ülke genelinde oldu, ama en çok Karadeniz'den çıkmış.. Hatta Yunanistan' da bazı bölgelerin adını 'Yeni Trabzon', 'Yeni Samsun', 'Yeni Rize' koymuşlar. 
Eskiden taş ustalarımız Rum'larmıs. Gördüklerim;; Akcaabat'ta Orta Mahalle, Trabzon'da Ortahisar evleri.. Bizim ise, tabut gibi evlerimiz... Bu örneği ben çıkarmadım, kitaptan okudum. Sonra bizim evlere dikkat etmeye başladım. Önemli binalar hariç pek estetik yok.
Orta Mahalle... Karlı fotoğrafını kullanıyorum. Malum, kış ayındayız:)

Bir insan düşünün; burada doğmuş, içimizde yasamış., komşumuz olmuş, yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmemiş. Kimileri Hilmi Köksal Alişanoglu'nun karakterleri Demir ve Vasili gibi, 'Sen ölürsen ben yasarım mı sandın?' dedikleri dostluklar kurmuş. Asıl vatanlarını hiç görmedikleri için, buraları benimsemişler. Sonra mübadeleyle kendi vatanlarında, kendi gibi olan ama aslında yabancı olanların arasına katılmışlar.
Belki son cümlem abartı olabilir ama pek sanmıyorum. Yoksa Harun Çelik'in, Yunanistan gezisinde ki garson, 'İnsan memleketini bilmez mi?' diye niye iç çeksin?

“Orada da iyi insanlar var, tıpkı burada olduğu gibi...'

Son olarak; Yunanistan sokaklarında Trabzonspor formasıyla dolaşan Harun Çelik’e selam olsun:)

3 Aralık 2016 Cumartesi

Bla bla...

Engelliler Günü nün gelmesiyle birlikte, şu "Engelli kardeşlerimiz" saçmalığına açıklık getireyim.

Dağ gibi merdiveni olan mekanlar, bizim için ayrılan yere park eden şoförler... İnsan dolu ve daracık sokaklara girmekten çekinmeyen aynı kişiler...
Arnavut kaldırımı hoş gözükür, ama onu yaparken bizi hiç düşünüyor musunuz? Merdivenleri bu kadar dik yapmayın, ya bizim yerimize siz düşerseniz?

Engelliyiz diye evde durmak zorunda değiliz. Sokaklar da niye benim gibileri çok göremezsiniz biliyor musunuz? Sizin yüzünüzden...
Sağlam bedenden çok, sağlam kafa önemli.

Emek vermeden bize "Kardeş" demeyin. En sağlam olanınızla aynı topraktan yaratılan ve kendi hatası olmayan bir engel yüzünden böyle muamele görmek...
İnsan kardeşi anlamakta bu kadar aciz olmaz...


29 Kasım 2016 Salı

Dhanak

Görme engelli engelli bir çocuk ve yardımcı meleği ablası... Hatta kardeşiyle aynı sınıfta olabilmek için sınıfta kalmaya bile razı. Şikayetleri de eksik etmiyor, maşallah;)

Kardeşi Salman Khan'a, ablanın Shah Rukh Khan'a büyük hayranlığı var. Salman'i o kadar seviyor ki, 'göremiyorum' diye kenara çekilmiyor, okul yolunda ablasıyla yazı-tura atıyorlar filmlerini anlatsın diye;) Para Salman'a çalışıyor, ama sonunda Shah Rukh Khan kazanıyor. Çünkü beyimiz söyle bir halt etmiş.

Bunu görmesiyle, ablanın içinde Shah Rukh Khan'la görüşme merakı baslar. Hatta uzak bir yer de çekim yapılacağını öğrendiğinde hiç üşenmeden oraya gider ve macera baslar. SalhH Rukh Khan o kadar usta bir sanatçı ki film yapmakla kalmıyor, aynı zaman da yaptırıyor;)
Yol filmi olduğu için, ortasına bulaşmadan direk sonunu anlatayım. Su şişelerini kaybettikleri için çöl de bayılırlar. Ve onları kurtaran kişi Shah Rukh Khan'dır. Altın yürekli adam, küçüğün göz ameliyatının parası da öder. Orasını tam anlamadım, ama başka biri olsaydı ayaklarından yukarısı da gösterirlerdi diye düşünüyorum;)
Her neyse, ablası kardeşine 9 yasına gelmeden ona gökkuşağını göstereceğine soz vermiştir.. Sözü çok önce verdiği için, ilk basta 'Gece vakti mı?' diye cevap verir. Nereden bilebilir ki, aydınlığa kavuştacağını;)

Filmlerin klişesi ak sakallı Bilge dede burada da mevcut;) Nine versiyonu da var, orasını da siz izleyin artık.

Son olarak hayatta ki fedakârlıkları beyaz perdeye yansımış, sözlerinin eri, kahramanımız ablalar, iyi ki varlar;)
Siz olmasaydınız ne yapardık kızlar:)

28 Kasım 2016 Pazartesi

Ek Flash

Bir önce ki yazımda, The Flash'ın yaptığı göndermelerden bahsetmiştim ya. Bir şey hariç... Anlatıma odaklanırken, en sevdiğim ayrıntıyı gözden kaçırmışım:)
Her neyse, film manyağı aynı zaman da dizi manyağıymış. Cisco'dan mükemmel bir Friends göndermesi;


"Bir Gün" olacak o:)

26 Kasım 2016 Cumartesi

Spoi Flash

Başka dizilere bir sürü gönderme yapılıyor. Orada film manyağı bir yüksek zekâ var da:) Hatırladıklarım; Prison Break, Fringe, Geleceğe Dönüş, Stargate Atlantis ve Harry Potter.


Prison Break'e doğrudan gönderme yok, orada ki kardeşlerin Captain Cold ve Mick diye isim değiştirip başka bir diziye transfer olmalarını saymazsak tabii;) Yine hapse düştüler ve yine kurtuldular. Ve yine takımın beyni küçük kardeşti. İkisinin de saclarının bir santim bile uzamadığını da ekleyeyim;) 'Başka bir diziye transfer olma' demişken, T-Bag’da ... Var. Terör saçan suçlu rolünde. Yine... Şaşırdık mı?;)

Stargate Atlantis'e de doğrudan gönderme yok. Sadece dizinin öcülerinden 'Zaman Hayaleti Wraithler gibi göğüsten yasamı çalıyordu. Buna ek olarak, Barry'de yaslanmıştı. Ve 3. Sezon 7. Bölümde elemanı içine alan o kozada Wraithlerin kurbanlarını sakladıkları yere benziyordu. Bu arada Barry'nin durumunu merak edenler, süper kahramanımız ergenliğine geri döndü, merak etmesinler;)
Diziye ne kadar 'Hızcı' geldiyse, hepsi Barry'den daha hızlı çıktı. O zaman tanıtımda ki 'Yasayan en hızlı insan benim' palavrasını geçsek artık? Konu acilmışken, her bölümün basında yer alan o tanıtıma hiç gerek yok bence. Sonrasında ilgili yerlerin özetini veriyorsunuz zaten, öncesini de seyirciler merak etsin.
1. Sezon finalinde ki, geçmişe dönme merakı var ya, ikinci sezona iyi malzeme yaptı ama şuna takıldım. Joe Barry'i sahip olduklarını hatırlatarak fikrinden caydırmaya çalışıyor. Yine de geçmişe gidip, annesinin ölümünü tekrar izleyip ve ölüm döşeğinde onunla konuşup tekrar ileri gidiyor. Ve Reverse Flash'in 'Her şeye sahip olabilirdin!' demesine, 'Sahibim zaten' diye bir tokat atıyor;) iste bunu öğrenmesi için geçmişe dönüp, kendi zamanında bir sürü gedikler açması gerekiyordu. Bu arada o 'Tokat atıyor' deyimime takılmayın, gelen gidenden dayak yiyor;)
İkinci sezonda, Zoom'u yakalamayı başardıklarında tamamen Barry'nin salaklığıyla kurtuldu. 2 saat galibiyet konuşması yaptı, sonra 1 saniye de mağlubiyetle tanıştı:) 


Zoom Barry'nin kardeşini esir alıyor., sonra karsı tarafla anlaşma yapıp avını onların ayaklarının dibine bırakıyor. Serbest kalan elemana evin anahtarını verip kaçmasını söylüyorlar. Zoom ise hala beklemede... Başka bir dizi olsa, suçlu kurban konumuna düşürülür, tuzak kurulur. Ama yok, kuzu kuzu istediğini veriyorlar. İstediği de öyle böyle değil, dizinin konusu...
Yine Zoom vakası... Barry'nin babasını esir alıyor, aynı yer de buluşuyorlar ve Flash hızını kullanmıyor. Babası ölüyor sonunda...
Finalde Zoom yenilmiş, her şey yoluna girmiş denilirken Barry'nin canı sıkılıyor ve yine geçmişe dönüyor. Bu sefer annesini kurtarıyor, ama kendi zamanında olmadığı için terslik çıkıyor. Geri dönüyor, ama yeni bir zaman çizgisi yaratarak...
İste 3. Sezonun tadı yok. En eğlenceli karakterin kardeşi oldu de o yüzden... En masum karakter de 2. Dünyada ki katil ikizine benzemeye başladı. Ah Barry ah..

.

10 Kasım 2016 Perşembe

Bir Devrin Başlangıcı

Ben ve devrimci fikirlerim tam gaz devam ediyoruz. Bu yazının konusu, yürüyen merdivenli hastane. 
Hastaneler de bir sürü kat oluyor ve oralara ulaşabilmek için ciddi bir barikat asmamız gerekiyor. Hele bu üniversite hastanesinde vay halimize...
Engelliler var, yaşlılar var. Sadece grip bile yeter, pilimizi bitirmeye. Bir de merdivenler öyle böyle değil, bildiğin dağ yokuşu... Asansörlerin ayrı bir tehlikesi var. Biz oraya sağlık için geliyoruz dikkatinizi çekerim.

İsterseniz gülüp geçin, deli saçması deyin. Ama bir duşunun bakalım; acele etmek mi, güvenlik mi?