20 Temmuz 2017 Perşembe

Lookout

İlk güncel dizim hayırlı olsun, ama bu ilk ve son:)
 KoreanTürk'te sevilen diziler arasında değildi ama bir şey ne kadar az popülerse o kadar dikkatimi çeker. Afişi de hoşuma gidince hayırlısıyla başladım.
Bölümler birikmişti ama yarım saatlik bölümler yetmedi. Dizi de heyecanlı... Bu ikisi bir olunca su gibi geçti bölümler.

Yeni bölüm için 1 hafta beklemek gerektiği için, konudan kopulabiliyor. Sevmedim ve tavsiye de etmiyorum.
Tamam, bu kadar şikayet yeter. Diziyi anlatayım biraz. Ama spoi alabilirsiniz, uyarayım.

Bir polis, adaletin yerini bulacağına sonuna kadar inanan bir dedektif; sonradan suçlu olabilir mi? Bakın nasıl oluyor?

Dedektif kızına çocuk bayramını onunla geçireceğine söz verir ama işi çıktığı için gelemez. Küçük kız da üzüntüyle çatıya çıkar ve ben de dahil bazıları intihar ettiğini sanmış olabilir. Ama öyle değil, kızın annesiyle geçirebileceği nice bayramlar varken canavarın biri gelip onu çatıdan iter....


Küçük kızın öldüğünü duyunca bir gülümser ki, anne de dahil hepimizin onu boğası gelir...
Katil bölge başsavcısının oğlu olduğu ve liseli bir ergen olduğu için kimse ondan şüphelenmez. Ceza da almaz. 
Başsavcı gibi doğrucu bir adamın oğlunun suçlu olabileceği düşünülmez ama baba da ayrı canavar...

Derdi çekmeyen anlamaz misali, dedektife onu gibi haksızlığa uğramış bir ekip yardım eder. Bir hacker ve oturduğu yerden bütün kameralara erişebilen bir kız...
Hacker, bir suçluyu yakalamak için güvenli bir yere sızar. Ve yakalanır...


Biz bilmiyoruz, sen anlat yiğidim:)

Dizi de oyunculuğunu yüksek seviyelere koymuş bir Kim Young Kwang vardı. Tüm dizilerini izlemedim tabii, ama iyi oyuncu gözünden anlaşılır:)

Babasının haksız yere hapse düşmesiyle, intikam oyunlarını başlatır. Ve babasını hapse atan savcı da şimdinin başsavcısının ta kendisidir. 
Yaralı oğul, savcı bozmasından intikam almak için onunla aynı seviyeye gelir. Yani o da savcı olur. Sonunda ise, başsavcıya en yükseği gösterip aşağı inmesinde yardımcı olur:)


Hürmetler efendim:)

İntikam çetesini ilginç bir özelliği vardır; bir sürü davayı çözerler ama daha birbirlerini çözemezler:) Yani görüşmezler.

Buluştukları sahne... Kalben yaralı anne fiziken yaralandığı için hepsi hastaneye gider. Bo Mi, Kwang Ho'ya kendini buldurmak için telefon açar. Ama zavallı çocuk hastane koridorlarında saf gibi dolaşır, Bo Mi dışında herkesi kontrol eder:)
Sonra ise fark eder, hem de ne fark etmek...


Ver elini aşk...:)

10 Temmuz 2017 Pazartesi

Mary Kom

Mary Kom'un hayatı zaten etkileyici, oyuncu da Priyanka Chopra olunca tadından yenmiyor;)
Dövüş filmlerinden zevk aldığımı ancak anladım. Alkış ve çığlıklarla bir filmi daha devirdim. Bu zamana kadar niye izlemedim sanki?


Bir fıkra okumuştum; tek yumurta ikiz çocuklardan biri gülüyor. Anne de bunun sebebini sorunca, 'Kardeşimi iki kere yıkadın, beni hiç yıkamadın ki.' cevabını alıyor.  Harry Potter' da Fred ve George ikizleri benzerliklerine isimlerini alet ediyorlardı.
Bir de bu versiyona bakın;


Bu sahne de aynı çocuğu 2 kere emzirince annenin sütü kalmıyor. Aynı gün annesi de onlara misafir olacak. Kocası diyor ki; Annene söyle; gelirken Chobi'yi de getirsin:)
Chobi ailesinin ineği:)

Filmde ki Priyanka, ( adını bilmiyorum, koçun da söylediği gibi 'Çok uzun') bir ise girmek istiyor. 'Annem çocuklara bakar' diye... Annesinin repliği de süper;
' Tabi, ben hep buraya geleyim. Baban da kendine başka bir anne bulsun' :)


Harika bir geri dönüş hikâyesi... Hem de çift taraflı...
Buyurun izleyin;)




4 Temmuz 2017 Salı

"Bu gidiş gidiş değil"

La Tarkan! "Nasıl bir şeysin" dostum sen he? Kısa bir süre önce yazı yazmıştım ve yine yine kuzu kuzu yazıyorum:) Seni anlatmaya kelimeler yetmiyor ki...
Sadece sevdiğimden değil, öyle şarkılar yazıyorsun ki... Sen bir sanatçı değilsin, sen; adamsın, adam! Ya da ergenlerin diliyle, (ki ben de ergenim:) adamın dibisin dibi!

Son albümünden "Affedin Bizi Çocuklar" ve daha önce çıkardığın "Uyan" şarkıların baştan sona sosyal içerikli.

"Adımı Kalbine Yaz"  şarkında bile, bütün insanlığın şikayet ettiği bir konuya parmak basmışsın. Şöyle ki; Bugün o yüzüne gülen dost sandıkların / Yarın da yanında olacak mı? 

Söz konusu şarkıları dinlemek sizden, ben Adem Uysal'ın şiirini paylaşacağım;

Nereden bilsin onlar savaşı,
Arkasında bıraktığı yanmış yıkılmış harabeleri,
Gözü yaşlı anneleri,
Dulları yetimleri.
Evi barkı yıkılıp sokakta kalanları,
Bilemezler çünkü çok küçük onlar.
Bir yandan bomba yağdırırken uçaklar,
Her şeyden habersiz sokakta oynar onlar.
Ey gözü dönmüş caniler,
Bre eli kanlı katiller,
Size ne yaptı bu sabiler? 
Melekler kadar masumdur dünyadaki tüm çocuklar.
Bre gölgesinden korkan ödlekler,
Şehirlere bomba atan,
Dünyayı yiyip yutan,
Siz misiniz onlar mı? 
İşi gücü işgal talan,
Kan dökmekten zevk alan,
Siz misiniz onlar mı? 
Ey uygar geçinen bebek katili yaratıklar
İninize dönün, burada ne işiniz var! 
Ey tüm dünya çocukları,
Durduramadık savaşları,
Sizleri koruyamadık, üzgünüz çocuklar.
Ne olur affedin,
Affedin bizi çocuklar.

1 Temmuz 2017 Cumartesi

Cuppa!

Tarkan'ın 'Cuppa' şarkısını ancak dinledim. İlk çıktığı zamanlar haberim vardı, ama adından mütevellit saçma olduğunu düşünmüştüm. Ama...
Sanatçısının kim olduğunu unutmuşum;) Yani Tarkan sevdiğim bir sanatçı ve 'Cuppa da cuppa cuppa da cuppa' dedikçe beni bir gülme alıyordu;) Tarkan bu, saçma şarkı yazar mı?
İlk albümünü benim doğduğum yıl çıkarmış, boyum kadar kariyeri var yani... Şaka yapıyorum, beni gecti bile;)

Yeşilçam sanatçıları birer birer rahmetli oluyor, çocukluğumuzun insanları birer birer gidiyor. Eskiye dair pek bir şey kalmadı. Tarkan ise müzik piyasasında eski ve hala dimdik karşımızda... Hala kaliteli şarkılar yapıyor, senelerdir tarzını bozmadan...Fısıltılı seyleyişinden, üstüne bastığı  harflerden hala vazgeçmedi:) Eski şarkılarını yediden dinledim. yeniden dilime dolandılar.
'Cuppa' şarkısını dinlerken bunları düşündüm ve dedim ki;

'Elimizde kalan tek iyi şeysin Tarkan!'

Bu arada yeni albümü çıktı. Daha dinlemedim, TTNET Müziğe düşmesini bekliyorum.

Tarkan duy sesimi!
( Ben bu yazıyı paylaşana kadar çoktan gelmiş. Teşekkürler Tarko:)


                

23 Haziran 2017 Cuma

Jai Ho

Bir kıza zorbalık eden çete, kızı almak için geldiklerinde komşu teyze onların niyetini anlamasına rağmen kızı arabaya kendi elleriyle bindiriyor. "Kapılarına kadar git." diyor. "Kapıya gelince bizi kim durduracak?" deyip gidiyorlar ve teyze birini arayıp arabanın arkasından gülerek "O sizi mahvedecek" diyor.
Kimi aradı dersiniz?


Hint filmlerinin aksiyon sahnelerinde mantık aramayı uzun süre önce bırakmıştım. Mantık yok, diye atlayıp geçmiyorum. Yani vurdulu-kırdılı dövüş sahnelerini izlerken eğleniyorum. Bollywood aksiyon-komedi karışımını çok iyi beceriyor:)

Şu an Jai Ho'yu izliyorum. Salman'lı bir film:) Ve filmin için de o olunca komedi mutlaka oluyor:) Şekil A'da gördüğümüz gibi...


Onu kızdıran bir adama, annesi vurmamasını rica ediyor. Jai'de onun yerine, "Bugün dayak yiyeceksin." diyor. Adam duvardaki resimlere bakarken birinin yüzünü gizleyen çıkarmayı çıkartıyor. Ve Jai'de onu annesine şikayet ediyor. Ve dayak...
Aslan Salman sözünde durur:)

Sonra adam çıkartmanın nedenini sorunca, "Orada ki beter yüzü gizliyor." diyor. Adam da çıkartmayı geri yapıştırıyor, ama yanlış kişinin üstüne...
Jai yine annesine şikayet ediyor. Ve yine dayak:)

Bu film izlenmeli...










18 Haziran 2017 Pazar

Survivor'un Sabriye'si:)

Sabriye be... Sen de gittin sonunda. İzlemeye değecek kim kaldı? Bugün Adem için izledim, (Yarısına kadar dayanabildim) ama sen bambaşka bir renktin... Giderken söylediğin gibi, (Duymadım, okudum) bence de Kıbrıs'ı hak etmiyordun. Yarışların da iyi değildi. Seni desteklemiyor değilim, ama doğruya doğru...

Bu da seni "doğal"lığına karışanlara gelsin. (Yine duymadım, okudum.)
Siz de sinirlenince küfür etmez misiniz? Karadeniz insanı da asabiyetiyle biliniyor.

Özetle...
Karışmayın Sabriye'me:)


4 Haziran 2017 Pazar

Tunnel

Yayınlandığı donem de Kore'de seçimler varmış galiba, bir izleyici yorumu da 'Diziyi güzelleştirmek için iki hafta ara verdiklerini söyledi. Hangisi doğru bilmiyorum, bildiğim şey; kesinlikle başarılı oldular;)
İlk bölümler beni sarmadı aslında... Sonra yukarı da bahsettiğim, 'İyileştirme' projesiyle güzelleşti.

8. Bölümde ise zirve yaptı;) Teğmenin zaman yolculuğu olayını öğrendiği ve dedektif acısından kişisel olan bir bölündü.  Bazen hoşuma giden bir hikâye olsa da bir bölümün hepsini sevemiyorum, ama 8. Bölümü iyi işlemişler, beğendim;)
Ve sonra, güzelleşme olayı artarak devam etti;) 13. Bölüm de ikinci favorim...



Fantastik tür sevmeseniz bile, polisiye olduğu için izleyin. Cinayetler havadan yazılmıyor, katili meçhul gerçek bir dava...
Hiç bitmeyen gerilime var mısınız?


İzlemeyenler okumasın şimdi; spoi kısmına geçiyorum.

1. Teorim; Jung Ho Young'u erkenden 'Katil' diye önümüze sürmelerinde altında bir bit yeniyi olduğunu vardı. Özellikle polisiye izleyenler bilir, katil diye bir şüphelinin üstüne gidilir ve asil katil en alakasız kişi çıkar. Mesleği dışında her nameye limon oluyordu zaten, daha büyük bir rolü olduğu belliydi.

Bir de başka acıdan bakalım; dizi fazla reyting almazdı. Yani bir zaman sonra seyirci bıkabilirdi., her cinayette zanlı olarak akla gelecek kişiyi verdiler çünkü. Başkalarını bilmem de, ben sıkılırdım. Sonunda ters köşeye yattık zaten.

Adli Tip Doktorunun asıl katil çıkması şaşırtmadı ama çıkmasa da şaşırmazdım. Her naneye limon olduğu için daha büyük bir rolü olduğu belliydi. Ama mesleğinden gelen bir merak da olabilirdi. Yani adam adli doktor ve bilgileri ilk elden alıyor.
Neyse canım, yanlışlıklar doğruları doğurur;)

2. Teorim de; Dedektif 12 bölüm de kendi zamanına gere dönüyor ve bunun olacağına dair ipuçları vardı.1. Si; katilin kimliğini sadece kendisi bilmesi ve kendi basına hareket etmesi... 2. Si; kızının zaman olayını öğrenmesi... Bu ikisini birleştirdik ve yallah geçmişe;) Tam da kızı öğrenmişken... 'Baba' lafını duymadan gitti garibim...
Katilin tünel de buluşmak istemesi de vardı tabi...

Gelecekten gerekli bilgileri aldı, karısının kazasını önleyip çocuğuna sahip çıkabilir. Ama hala katilin eskiden kim olduğunu bilmiyor, gelecek tayfası da günümüzde ki kimliğini bilmiyor. Bakalım ne olacak?


Gelecekte ki telefonları, karısına anlatan Kwang Ho’dan efsane bir yoruma imza attı;)


Prefesör Shin'e 'soğuk' diyorlar ya? Haklılar, onun geçmişine sahip kim olsa soğuk olur zaten. Mesleği icabı katillerle iç içe olması da var tabi... Aynı zaman da oyuncunun yeteneksiz olduğunu da söylüyorlar. İste yanlış burada. Senaryoya bağlı olarak, bilerek yapıyor.
Mesela; 13. Bölüm. Yalnızlığını, çaresizliğini, bekleşini oynamadı, yaşadı;)
Zaman yolculuğu temalı diziler olarak Signal ve Tunnel'in, ayrıca ortak bir oyuncusu var. Signal'de geçmiş zamanda ki dedektifin sevgilisini oynuyordu, Tunnel' de karısını:)


Bütün dizilerin final bölümü iyi olmaz. Bazıları hiç şaşırtıcı olmaz, esas çiftlerin önceden tahmin edilebildiği gibi sonunda ne olacağı da bilinir çünkü. Ve Tunnel fantastik bir dizi olduğu için, finali de fantastik oldu:)
Kurbanların ailelerini tek tek ziyaret edip, 30 yıl beklettikleri için özür dilemeleri çok güzeldi. Bir de Kwang Ho'nun gelecekte ki ekibine veda etmesi... Hem de kızına...

Koma da bile ağlayan anne... Yaktın içimi...


Bu arada, seni sevmeye başladım gerçek adını bilmediğim kişilik:)