Uzun zamandır bir kitabı heyecanla, elimden düşürmeyecek kadar sabırsızlıkla okumadım. 'Kitap kurdu' olarak canımı sıkıyordu bu durum: dikkatim kolayca dağılıyor ve akıştan bir kere çıktım mı tekrar giremiyordum, hevesle başlasam bile bir yerden sonra kopuyordum.
Uykuya dalma amaçlı (Bilimsel destekli)bir nesne olmuştu kitap...
Ama bu kitap... Bu kitap dengemi bozdu! Lezzetli bir yemek gibi yuttum sayfaları :)
Gözyaşı bezlerimi de bir güzel nemlendirdi:)
Akıcılığı, gizemi, muhteşemliği itibariyle sayfaların kendini çevirmesine, oturduğum yerden kalkmadan yarısından fazlasını devirmeme rağmen, bir engelli olarak sonunu beğenmedim.
Kitap fantastik ama keşke iyileşmek o kadar kolay olsa...
4 Nisan 2020 Cumartesi
29 Mart 2020 Pazar
Dr. Champ
Spor ve tıp... Sevdiğim iki dünyadır :)
Ikisi içinde bir uğraşım yok, deli gibi dizi izlemek dışında. Engelli olarak tıp dünyasına verdiğim katkı da var tabi:) Spor meselesine gelince, kendimce bir şeyler yaparım iste...
Ve bu iki dünyayı birleştiren Dr. Champ'a selamlarımı gönderirim :)
Kim Young Kwang'ımı aramıştın yönetmenim?
Esas çocuğu o sandım ilk başlarda. İlk önce 'genç' dedim, sonra 'farklı bir şeyler var' dedim. Araştırdım.. . Ve ne çıktı?
Selam ben Jung Gyo Won.
Ciddi bir sakatlık geçirmemiş olabilir ama daha taburcu olmadan romantizm sahnesi yazmak nedir sevgili senarist?
O bacağı yere basmaya çekinmesi lazımken bir de koşturdunuz adamı var ya...
Ikisi içinde bir uğraşım yok, deli gibi dizi izlemek dışında. Engelli olarak tıp dünyasına verdiğim katkı da var tabi:) Spor meselesine gelince, kendimce bir şeyler yaparım iste...
Ve bu iki dünyayı birleştiren Dr. Champ'a selamlarımı gönderirim :)
Kim Young Kwang'ımı aramıştın yönetmenim?
Esas çocuğu o sandım ilk başlarda. İlk önce 'genç' dedim, sonra 'farklı bir şeyler var' dedim. Araştırdım.. . Ve ne çıktı?
Selam ben Jung Gyo Won.
Ciddi bir sakatlık geçirmemiş olabilir ama daha taburcu olmadan romantizm sahnesi yazmak nedir sevgili senarist?
O bacağı yere basmaya çekinmesi lazımken bir de koşturdunuz adamı var ya...
Kore' de bir gözlerine inamama geleneği var:) Belki de şöyledir, küçüğe örf ve adetleri öğreten büyük :
- Biri geldiğinde 'Geldin mi?' demelisin.
- Ama görüyorum geldiğini, o da biliyordur muhtemelen.
- Öyle derler... Sorgulamak sana mı kalmış serseri?
Dizinin 2. Hatası 4. Bölüm de... Ramenin dökülme sahnesinde bir- iki damla var en fazla.
Ama konumu düşünülürse anlaşılır bir yanlışlık :)
26 Mart 2020 Perşembe
Romantic Doctor Teacher Kim 2. Sezon
'Doldam Hastanesini bilir misin evladım?'
Karakterlerin girişleri şahıslarına munhasır olmuş :) Müdür oynayarak girdi sahneye, 1. sezonun yalaka adamı da korkaklık ederek... Başhemşire de cırlayarak arz-ı endam etti:) Kim Sabu ise malum...
"Bu arada... Cuma olduğunu biliyorsunuz değil mi?'
10. Bölüm; Dr. Shin'in doktorluk emaresi göstermesiyle birlikte, ( Gururlu halleri bir tarafa bırakıp Kim Hoca'ya danışması) Kim Hoca'nın Dr Park'a verdiği son ders olacağını düşünüyorum. Yani adam kendini tanımadığı halde kendini ezdirdiğini anlamasına rağmen üstünlük taslamaya devam ederse, gerçekten ezik olur.
Park'ın Dr. Yun'u kurtardığı sahne de aklıma Go geldi. Niye ona kakalamadı, anlamadım:) Neyse ki, kavganın kokusunu aldı tosunum:)
Kop gel günahlarından Bay Go:)
11. bölümün ilk dakikaları bir, gol bir:)
Bölümün arka plan komedisi ise, 'Tam yemeğinden bir lokma alacaktım ki bu olayı duydum.' tarzı bir şey söyleyen elemandı. O eleman ki: ne zaman masaya oturdu, hazır rameninin kapağını açtı, burun hizasına getirip koklayarak iç çekti ve ilk çubuğu daldırdı... Vaka haberi yüzünden ağzına götüremeden inleyerek geri koydu:)
Bu arada, yukarıda ki fotoğrafın sonucu:
Bence 12. Bölümüm adı, 'Gitmiyorlar' ve ya ' Doktorların OHALi olsun ve fragmana Hemşire Uhm' un yerini gasp eden hemşireye attığı omuz darbesi konsun :)
Doktorlardan biri ' Bugün hasta yok mu?' der, diğeri de ağzına kürekle vurarak (!) ' Bu kötü şans cümlesi!' diye ünler. Ve telefon çalarak hasta akını müjdeler.
Bu bölümde öyle bir sahne vardı ama son madde gerçek olmadı, yukarı da bahsettiğim oyun bozan hemşireler yüzünden 'Durumlar değişti' dediler sadece.
Ama birileri sağ olsun, yine 'Tam o anda...' diyebilirim:)
'Acilin telefonu işlemiyorsa ben de o telefonu değişirim...' Dedi Kim Hoca:) Ve Doldam ahalisinin cep telefonlarına acilin acil hattını kurdu :)
13. Bölümün adı da, 'Seo Woo Jin'in Gelişimi' olsun ve afişe şu fotoğraf konsun:)
Bir de 'Cevabı kendin bulacaksın'dedi kareta... İyice Sabu oldu bu çocuk:)
İşte bu yüzden ilk izlenim önemlidir..
Bölüm 14...In Beom'la Kim Hoca'nın sarılmasına tanıklık ederek kıskançlık sinyalleri veren Woo Shik, rakibininin kendi gibi genel cerrahmış bir de... Hele Kim Hoca'sının verdiği ödeve yan yan gözle bakması yok mu?
Kıskandırmayın küçük enişteyi:)
In Beom' un 'Ben gelene kadar buraya iyi bak.' sözü 3. sezon için sinyal vermesinin yanı sıra, vermiyor da olabilir. Age Of Youth 2. sezon Kang Sunbae de aynısını söylemişti.
Sonuç...
(Dr. Yoon'la konuşma sonrası Hemşire Uhm)
- Ah! Do...
(Eun Tak'ın ezici bakışları)
- Doldam Hastasi! Bastır!
Başkan Do'nun mavi ekran verdiği sahne de, Kim Sabu onu çıldırtmak için doktor önlüğünü giyme niyetine tokatlıyor adamı. Ama bir sonra ki sahnede giyiyor:)
Havanı sevsinler, şu halini unutmadık:)

Baş Hemşire Oh'u görmüşümdür:)
Genel yorumumu da yapayım: bu sezon son 5 bölümle yetinebilirdi bence, Sıkılmadım desem yalan olur. Hatta Başkan Do ve Yeni elemanların çoğu sahnesini geçtim.
Yukarı da bahsettiğim neden sebebiyle yapılamayabilir ama 3. sezondan temennim 1. ve 2. sezon doktorlarının birleşmesi... Yeni doktorlar da gelsin. Dediğim gibi olursa Doldam Hastanesi büyür sanırım :)
Ve tadından yenmesin:)
Geleceğin Kim Sabu'suna başarılar dilerim...
Tabi canım, Hemşire Uhm'Da Baş Hemşire olacak zaten':)
Karakterlerin girişleri şahıslarına munhasır olmuş :) Müdür oynayarak girdi sahneye, 1. sezonun yalaka adamı da korkaklık ederek... Başhemşire de cırlayarak arz-ı endam etti:) Kim Sabu ise malum...
Bomba gibi geldiler :)
1. Sezon da parayla doktorluğu karıştıran Dong Joo'nun rolünü Woo Shik üstleniyor. Ve daha makul bir sebeple...Eun Jung'un (Yanlış hatırlamıyorsam) TSSB vardı, yeni eleman da başka bir sorunla teşrif etti.
Im Beom'un değişen saç rengini fark etmedim değil. Se Jong dolaylı :)
O değil de, Doldam Hastanesinin adı bana niye dolmayı hatırlatıyor acaba?
Bence bu sezon Doldam'ın korkulukları değişen merdiveni gibi... (Belki değişmemiştir.)Temel aynı ama farklı bir şeyler vardı işte...
Yeni sezon (4 bölüm itibariyle) güç savaşı odaklı görünüyor ve Ilk sezon hasta curcunası vardı, Kara Cuma vardı mesela: hasta çıkan evsizden, vakıf başkanına kadar... Sonradan öğrendiğime göre ünlü bir şarkıcı figüran olmuştu, son bölümde de başka bir dizinin oyuncusu (Signal) hasta getirmişti. (Hey gidi günler.. ) Her şeyiyle doktor dizisiydi namussuz:)
Tam bunları demişken... 5. Bölümde geldi Kara Cuma:) Dizi hafta başından başladı herhalde, kaliteli dizinin kaliteli detayı işte :)
Ön yargılı biriyim, evet... Özledim, ne yapayım?
"Bu arada... Cuma olduğunu biliyorsunuz değil mi?'
Bilmiyorsa bile yakında anlar:)
10. Bölüm; Dr. Shin'in doktorluk emaresi göstermesiyle birlikte, ( Gururlu halleri bir tarafa bırakıp Kim Hoca'ya danışması) Kim Hoca'nın Dr Park'a verdiği son ders olacağını düşünüyorum. Yani adam kendini tanımadığı halde kendini ezdirdiğini anlamasına rağmen üstünlük taslamaya devam ederse, gerçekten ezik olur.
Park'ın Dr. Yun'u kurtardığı sahne de aklıma Go geldi. Niye ona kakalamadı, anlamadım:) Neyse ki, kavganın kokusunu aldı tosunum:)
Kop gel günahlarından Bay Go:)
Bu arada gif KoreanTürk yorumcusundan
Bu arada, yukarıda ki fotoğrafın sonucu:
Bence 12. Bölümüm adı, 'Gitmiyorlar' ve ya ' Doktorların OHALi olsun ve fragmana Hemşire Uhm' un yerini gasp eden hemşireye attığı omuz darbesi konsun :)
Doktorlardan biri ' Bugün hasta yok mu?' der, diğeri de ağzına kürekle vurarak (!) ' Bu kötü şans cümlesi!' diye ünler. Ve telefon çalarak hasta akını müjdeler.
Bu bölümde öyle bir sahne vardı ama son madde gerçek olmadı, yukarı da bahsettiğim oyun bozan hemşireler yüzünden 'Durumlar değişti' dediler sadece.
Ama birileri sağ olsun, yine 'Tam o anda...' diyebilirim:)
'Acilin telefonu işlemiyorsa ben de o telefonu değişirim...' Dedi Kim Hoca:) Ve Doldam ahalisinin cep telefonlarına acilin acil hattını kurdu :)
13. Bölümün adı da, 'Seo Woo Jin'in Gelişimi' olsun ve afişe şu fotoğraf konsun:)
Bir de 'Cevabı kendin bulacaksın'dedi kareta... İyice Sabu oldu bu çocuk:)
İşte bu yüzden ilk izlenim önemlidir..
Bölüm 14...In Beom'la Kim Hoca'nın sarılmasına tanıklık ederek kıskançlık sinyalleri veren Woo Shik, rakibininin kendi gibi genel cerrahmış bir de... Hele Kim Hoca'sının verdiği ödeve yan yan gözle bakması yok mu?
Kıskandırmayın küçük enişteyi:)
In Beom' un 'Ben gelene kadar buraya iyi bak.' sözü 3. sezon için sinyal vermesinin yanı sıra, vermiyor da olabilir. Age Of Youth 2. sezon Kang Sunbae de aynısını söylemişti.
Sonuç...
(Dr. Yoon'la konuşma sonrası Hemşire Uhm)
- Ah! Do...
(Eun Tak'ın ezici bakışları)
- Doldam Hastasi! Bastır!
Başkan Do'nun mavi ekran verdiği sahne de, Kim Sabu onu çıldırtmak için doktor önlüğünü giyme niyetine tokatlıyor adamı. Ama bir sonra ki sahnede giyiyor:)
Havanı sevsinler, şu halini unutmadık:)

Baş Hemşire Oh'u görmüşümdür:)
Genel yorumumu da yapayım: bu sezon son 5 bölümle yetinebilirdi bence, Sıkılmadım desem yalan olur. Hatta Başkan Do ve Yeni elemanların çoğu sahnesini geçtim.
Yukarı da bahsettiğim neden sebebiyle yapılamayabilir ama 3. sezondan temennim 1. ve 2. sezon doktorlarının birleşmesi... Yeni doktorlar da gelsin. Dediğim gibi olursa Doldam Hastanesi büyür sanırım :)
Ve tadından yenmesin:)
Geleceğin Kim Sabu'suna başarılar dilerim...
Tabi canım, Hemşire Uhm'Da Baş Hemşire olacak zaten':)
22 Mart 2020 Pazar
Bir Film Hikayesi
Bir film izledim ve (hayatım değişti) adını bilmiyordum. İsmine dikkat etmedim, açıklaması izleme yetmişti. Film sonrası internet yorumlarını okumak istedim ama bulunmadım, adını bilmiyorum ya?
Başrollerin isimlerini arattım, (Garip hissettiğimi de ekleyeyim:) filmde en çok gecen kelimelerle dogaçlama yaptım. Filmin türüne baktım, afişini görür müyüm diye?
Filmi geri açmak istedim ama yabancısı olduğum bir cihazdı. Uğraşmadım hiç...
Son olarak oynadığında şüphelendiğim Harry Potter'in Kılkuyruk'undan yürümeye çalıştım ama emin olamadım ondan da.... Film de şişman versiyonuyla oynamış anlaşılan.
Neyse, bir sonra ki film seansında öğrendim adını ve gözlerimi devirmekten kendimi alamadı: 'Çok şaşırdım aman!'
Sen kalk yerçekimi gibi gökçekiminin olduğu, hayal gücü kokan bir dünya inşa et.
Görsel efektlerle destekle.
'Alt tabaka, üst tabaka' kavramlarına bu dünyayla atıfta bulun.
(Üsttekiler zenginmiş, alttakiler fakirmiş. Aynı hayat gibiymiş:)
Sonra git bütün bu fikirleri kıytırık bir aşka kurban et...
Yani oldu mu, marifet mi bu?
Filmi geri açmak istedim ama yabancısı olduğum bir cihazdı. Uğraşmadım hiç...
Son olarak oynadığında şüphelendiğim Harry Potter'in Kılkuyruk'undan yürümeye çalıştım ama emin olamadım ondan da.... Film de şişman versiyonuyla oynamış anlaşılan.
Neyse, bir sonra ki film seansında öğrendim adını ve gözlerimi devirmekten kendimi alamadı: 'Çok şaşırdım aman!'
Sen kalk yerçekimi gibi gökçekiminin olduğu, hayal gücü kokan bir dünya inşa et.
Sonra git bütün bu fikirleri kıytırık bir aşka kurban et...
Yani oldu mu, marifet mi bu?
15 Mart 2020 Pazar
11 Mart 2020 Çarşamba
Gülümün Solduğu Akşam
Bu kitap kurgu değil, konuşma diliyle yazılmış bir anı kitabı. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının darağacına giden yolunu anlatıyor.
Sıkılmadım ama olayın ortasında ki kişileri okumak için avukatın anıları geçtim.
Sonra da avukatı okumak için geri döndüm, çünkü idam sahnesi onun gözünden anlatılmıştı.
Siyaset cahili olarak bilmediğim kelimeler mevcuttu ama aynı zaman gerçek bir dram anlatıldığı için insan olmak yeterliydi...
Sıkılmadım ama olayın ortasında ki kişileri okumak için avukatın anıları geçtim.
Sonra da avukatı okumak için geri döndüm, çünkü idam sahnesi onun gözünden anlatılmıştı.
Siyaset cahili olarak bilmediğim kelimeler mevcuttu ama aynı zaman gerçek bir dram anlatıldığı için insan olmak yeterliydi...
'Bir insan ne zaman ölür?
Tabii ki gülünün solduğu akşam...'
Tabii ki gülünün solduğu akşam...'
25 Şubat 2020 Salı
Age Of Youth 2
Acın acımızdır Ji Won Unni:) Ortada oturmanın azabı en iyi bilinen duygular arasındadır.:)
Mühendis uşak, galiba otizmli. Kulaklarıyla oynayıp durması çekti dikkatimi, onun dışında ki davranışları da Ali Vefa'yı andırıyor:)
İlk sahne kızlara kızdım mı, kızdım... Ya hu Yoon Sunbae'niz gelmiş, hem de 32 dış (ki bu 1. Sezonun en büyük eksiğidir) : sizde huysuz huysuz bakıp, kuru kuru ' Geldin mi?' diyorsunuz.
Hayırdır, gözünle mi gördün?
2 sahne ise, onlarında haklı olduğunu görüyoruz. Trafik canavarı kurbanlarım benim:)
Farklı olanı dışlamaya meyillidir insan, ceremesini de aynı insan çeker. 2 bölümün mesajı da bu...
O değil de, başka bir acı vardı...
Ji Won'un matraklığı genetikmiş. Inanmayan gitsin 3. Bölümü açsın :)
(fotoğrafın üstünde ki şahıs beni affetsin)
Mühendis uşak, galiba otizmli. Kulaklarıyla oynayıp durması çekti dikkatimi, onun dışında ki davranışları da Ali Vefa'yı andırıyor:)
8 bölüm de ortaya çıktı ki, mesajları atanın Deo Young olduğunu hiç düşünmemiştim zaten.
10. Bölüm de ise Eun Jae'nin neden değiştiğini anladım. Kişilik olarak sıkıntılı ama Ana-kız güzel benzemisler:)
O eski halinden eser yok şimdi... :)
Yoon Sunbae'nin abla sevkati ve bölüm boyunca yüreği ağzında gezmesi, erkeklerin rekabeti, Ye Eun'un 'Yıldızlar neden parlar?' sorusuna karşı Ali Vefa'nın romantik ortama girememesi ve açıklama yapmaya kalkınca Ye Eun'un ağzını kapanması, sırık kız ve kısa oğlanın sonunda çözülmesi, Ağustos Böceği muhabbetine herkes kendi durumundan yorum yapmaları...
Her detayı harika:)
İlk sezon 5. Bölüm parti sonu: herkes iş yapıyor, Ji Won yatıyor, yönetmen de özlü sözleri altyapıya geçiriyor. Öyle sanıyoruz en azından... Taa ki...
Ye Eun, Ji Won'a 'Kes sesini! Hep senin başının altından çıktı bunlar!' diye carlayana dek :)
2. Sezon finalinde yine aynı şeyin olması gözümden kaçmadı :)
Operasyon böyle başladı :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Ninni açanı var, Eliyle uyutan var, Kutusu var, Açıkta uyusa bile ceket atanı var, Daha ne istersin Kurtlu Efendi? Ya sen Kara Burunlum?
-
18 Haziran Dominik maçı; uyudum, uyandım, dinlene dinlene bir maç izledim şükür... Ayrıca turnuvanın İstanbul kısmına geldiğimiz için 3 maç ...
-
Size bir türlü kanitlayamadim ama benim asıl olayım kalıpsız alçı tasi yapmak ama şimdilik yapamıyorum ve yeni ufukları yelken açma amacıyla...






























