21 Aralık 2020 Pazartesi

29. Oda

-Gizem kitabı sever miyim?

-Evet.

-Peki, zaman atlaması?

-Tadından yiyemem.

Tüm bu artılara rağmen okuması zor bir kitaptı brnim için ama dürüst olayım, bir bölümü bile boşa geçmedi.  Gelecekte ne konuştuklarını merak ederken, geçmiş bölümünde ne olduğunu anladık. 

Az karakterli, çok olaylı bir roman:)

Kitap listemin 1 numarasını mevzi alan, okumak için sabırsızlandığım, en sonunda kitapçıya sipariş verdiğim kitabı niye zor okudum? Çünkü büyük olay...

Bundan sonrası siz de):



21 Ekim 2020 Çarşamba

Film Mecrası 2

 Aynı isimli yayına Burak Aksak filmiyle başlamıştım ve burada da 'Sen Kiminle Dans Ediyorsun?' Sorusuyla endam ediyor: ) 

Intihar meyilli depresyonundan çocukluğunun en canlı hatırası, dansla atlatan bir genç kızın öyküsü bu. Dans olayını öğrenince 'Tezim için dans et' diyen bir psikiyatrist var.

Binnur Kaya, Demet Özdemir, Uraz Kaygılaroğlu. Favorim tabii ki, Okan Çabalar ve Bad Boys:) (Sen birinci olmasaydın,  biz ikinci olmak zorunda kalmayacaktık!)


Netflix sayesinde 'Kıytırık' kontenjından çok fılm izledim ama Kolonya Cumhuriyeti'nin yeri ayrıdır: Gemisi düştüğünde sinirden titreyip bir sigara yaktırılan uzaylı ")

 Yesilçam'a bol bol gönderme yapan, Kerem Alışık 'ın babasına  veda ettigi ve Ediz Hun'lu: Arif 216. 

Fantastik ve bilimkurgu, hem de geçmişe girmeli konulara bayılırım ve Yesilçam oyuncularını kimin canlandırdığını tahmin etmek çok zevkliydi. Bir Mert Fırat'ta Çuvallayacaktım, gülüşünden yakaladım onu da:) Bilemedigim tek kişi, babasını oynayan Murat Arkın'dı. Canım sağ olsun:)


Hatta bir keresinde tahmine bile gerek yoktu.

- Kim oynuyor Besim Beyi?

- Zafer Abi.

*

- Ne oluyor sana?

- Belki ince bir hastalıktır ...

- Oldu!

Yine bir sürü filme gönderme yapan, Pek Yakında. Bu filmin muhtesemligini anlatmaya hastane sahnesi yeter")

Aveayla uzaydan bile konuşulan Gora, seni de unutmadım:)



29 Eylül 2020 Salı

Babamın Ceketi

 Sevgili senaristler , her filmin sonunda mutlaka ama mutlaka fim kadrosunu düğün halayında toplamak zorunda değilsiniz 

'Babalar sevgisini dışa vurmaz' sözünü film yapmışsın, ' bir babanın yaptığı kadar yapmadıkları da önemlidir' diye müthiş bir tirat yazmışsın, esas oğlana iki yıldır iş buldurmamışsın, evine de haciz çıkarmışsın.  Bütün bu dertler evlilikle son bulur mu?
'Aklın varsa evlenme' derler yani:)



En absürt noktası da banka soygunu var ama bırak ceza almayı,  iyi halden indirim bile yok.

Sırf bu yüzden izlenir ki, Ayşen Gruda'nın son performanslarından biriyle şereflenmiş. Filmin komedi yükünü üstüne almış iki gözümün çiçeği...

25 Temmuz 2020 Cumartesi

Kurtuluş Son Durak

Sosyal konulu filmler iyidir, bilinçlendirir ama bir özelliği daha var ki, şansı sonuna kadar zorlanır . 

Kadınların birbirine destek olması,  kuafordeki islere de yardim etmeleri, Eylem'in buzlarını kırmaları derken iyi başladı.  
Ama boka sardı af edersiniz.

Karşıt film yapalım derken yavaş yavaş onların yoluna düştünüz. 'Sevgi her seyin çözümü' diye başladınız ama devamı gelmedi.

Sevgi o mu Allah aşkına? 
Olmadı, bastan.

Şu an Leyla Ile Mecnun izliyorum, Pakize Almanya' da. Dönecek mi bilmem ama özlemimi bu filmle giderebilirim:) 

(iskender&Pakize çiftini yine ayıramadılar)




10 Temmuz 2020 Cuma

Aşk Bu mu?

Enver Dede'nin hala Enver Dede olduğu filmdir. 

Sen kalk, iki taksitle vereceğin paranın son kısmını olayın arifesinde ver. 'Kapı orada' demenin tuzlu yoludur bu")
Ayrıca, elin adamını evine alarak sarf ettiğin tüm çabanın heba oluşudur...

Allah'tan ki aşık oĺdu da geldi, yani aynı adam birkaç gün öncesine kadar o parayı cukka yapardı :)

Verilmiş sadakan varmış dedecik:)

Filmin sonunda ki saçmalığa girmem, çarpılırım. O  neydi ya?

Afra Saraçoğlu oyunculuğu, atlladığım sahnelerden sen sorumlusun...



24 Haziran 2020 Çarşamba

Train To Busan

Duygu yüklü zombi filmlerini sevenler buyursunlar:)



Sondaki fedakarlığa gerek yoktu bence, saçma değildi ama mevzı oraya gelmeyebilirdi. Kızına uzanmadan trenden atabilirdi zombiyi.
Neyse,  başrollerin de ölme hakkı var demek:)

Kötü adamın oraya kadar gelmesinin saçma olduğu kesin ama... Saklandığı vagon da tuvalet yoktu ki. Diyelim ki diğerlerini yem ede ede açık kapıdan çıktı.  
Hatta demeyelim, elle tutulur tek yanı bu çünkü: )


Bakın bu mantıklı: )

Ilk kurban olan yaşlı kadın kapının arkasında hiç çıldırmadı maaşallah:) Kardeşini tanımış gibi gözlerini ona dikti.
Bilincini kaybetmemiş de olabilir. 

Asıl grubu virüslü diye  dışlamaları da ayrı olay ... O biraz da toplum psikolojisi.

Kore zombilerinin hızının, karnı burnumda kadının performansı malum:)

11 Haziran 2020 Perşembe

Film Maceram

Suavi'ye haber edin, kendiyle aynı fikir de biri daha var:) 
Ben de teknolojiden çok haz etmem ve yine ben de mutluluğu kendinden başka insanlar da arayanları çok anlamam. ( Ben demedim, o dedi:)

Neflix'den film karıştıran karantina tayfasındanım. Bir kaç film izledim, Biri hariç sevebileceğim bir filme rastlamadım. 
Ve bir satır yukarı da bahsettiğim fikirlerden dolayı Cebimdeki Yabancı'yı o kadar sevdim ki, pc başından kalkmadan orijinalini izledim:)

Sonradan gelen not; Orijinali sanarak Fransız versiyonumu bile izlemişim...)

Orijinalinde, Suavi ve Kerem'in telefonu değiştiği hiç aklımızdan çıkmıyor, ters ters bakıştıkları için:)  Ben mi dikkat etmedim bilmem ama Türk versiyonunda karmaşa arasında olayı unutup ters köşe oldum.
Sonu ise, kendiliğinden ters köşe zaten:)

Yukarıda ki satır spoiler mi bilmem ama filmin parçası olduğu için değildir büyük ihtimalle... Eğer öyleyse sonunda ki ters köşeyi ve filmin verdiği mesajı size bırakıyorum
:)



'Sevebileceğim 1 film' le kastettiğim ise-
Burak Aksak harikası, Leyla ile Mecnun'dan Erdal Bakkal'ın arz-ı endam ettiği, (Bu sefer de kahveci:)  Yılmaz Erdoğan' canlandırdığı 'Masal anlatacağım diye uyuyan çocuğu uyandırdın'  sahneli: Bana Masal Anlatma.

Yönetmenin o sahneden sonra  Bana Masal Anlatma diye jeneriğe başlama detayı çok hoşuma gitti:) 



'Şarkıcılardan oyuncu icat etme' etkinliğinin bir üyesi de, Murat Dalkılıç:) 'Bir Hayli' şarkısının nerede çalacağını düşündüğüm, Dünya Hali.
Ortam ne kadar müsait olsa da çalmadı ama replikler yansıyabilirdi sanki... 

Mesela: aileler çocuklarının evliliğine kesin gözüyle bakılıyor ama Serdar'ın gönlü yok. Şöyle dese:

- Verilen hangi söz tutuldu ki be anne... 

Romantik komedi bayıldığım bir tür değil, çoğunun başı sonu bellidir ama bu film şimdiye kadar izlediğim türevlerinden daha iyiydi. 
'Bir bilene danışmak lazım ' mihayetinde bir sahne... 

-Aşk-
Herkes kulak kesilir. 
'Saçma sapan bir şeydir. Papatya çayı isteyen?