Başlık gazete manşeti gibi olmuş değil mi? Ne de olsa soyadımız YARDIM. Büyütülecek bir şey değil, görevimizi yaptık sonuçta:)
Hem de 9-0' lık bir yardım...
Trabzonspor kendi sahasında rekor kırarken, ben de rekorumu çoktan kırmıştım. Maça annemi de getirmeyi başarmıştım:) İlk önce atılan gollere normal tepki verdi. Sonra öyle bir noktaya geldi ki, sadece gözlerini devirmekle yetindi:)
Hatta bir ara korktum, beni geçecek diye. Çok hoşuna gitmiş de:)
Manisaspor Teknik Direktörü "Neden bu kadar attılar?" demiş. Aynısını ben de diyorum. 2010-2011 sezonunda "Trabzon kümeye" diye bağırmış olabilirler, ve ya şikeye karışmış olabilirler. Ama sizin alacağınız varsa bizim de kalbimiz var. Ve inmek üzereydi. Kalbimiz tekledi, tam 9 kere.
Bu arada tabii ki şaka yapıyorum, bu bloğu açma nedenlerimden biri olarak... Ama yine de 90 dakikalık kriz yaşadığımı itiraf etmeliyim:)
Sen hiç gittiğin ilk maçta, sezonun tarihine tanık oldun mu? Ve ya gittiğin tüm maçları almaları yüzünden, kendini "Uğur Böceği gibi hissettin mi?
Ben hepsinden de tattım. Çok heyecanlıydı...
Bu arada maça annemle gittiğimi söylemiştim ya? Belki YARDIM güçlerimiz buluşmuş ve Trabzonspor' a malum olmuştur ha? Belki de futbolcular o yardımcı havayı sezdiler.
Ya da çok daha basit bir açıklaması vardır. Ayağımız uğurlu gelmiştir altı üstü:)
26 Aralık 2014 Cuma
23 Aralık 2014 Salı
Dikkat, spoiler var!
Şimdi size harika bir kitap örneği olan Böğürtlen Kışı'ndan bahsedeceğim.
Kitabın ismini bir türlü aklımda tutamayıp israrla "börülce" diyerek kitabın tüm karizmasını mahvettiğim, kalabalıklar arasında bana "vooov!"lar çektiren bir kitap olur kendisi:)
Dedektiflik romanları gibi. Tek farkı dedektif değil gazeteci:)
Kitapta iki farklı hikaye anlatılıyor. Ortak tek noktaları ise, mevsimdis gelen kar fırtınası.
Patronu daha önce de aynı tarih de böyle bir fırtına olduğu için geçmişle alakalı olduğunu düşünüyor< Ve çalıştığı bölümü ilgilendirmediği halde gazeteciden bir mekale yazmasını istiyor. Sonunda gerçekten bir sürü sır çıkıyor ortaya. Kendisinin aile sırları da dahil.
Gerisi de okuyuculara özel kalsın. Veya okuyucu adaylarına.
Son olarak bu saheserin yazarı Sarah Jio' dan bahsetmeden geçmek olmaz.
Çok sade bir üslubu var, su gibi okunuyor. Neredeyse bütün olayları birbirine bağlamış ve bunu ustalıkla yapmış. Yani okuyucuyu yormadan. Okuyanlar bilir, çok sürprizli bir kitap. Ve yazar bütün bu detayların altından ustaca kalkarak kalitesini ortaya koymuş:)
Bu arada hala Böğürtlen Kışı' ndan bahsediyorum..
Yok canım, börülce:)
Kitabın ismini bir türlü aklımda tutamayıp israrla "börülce" diyerek kitabın tüm karizmasını mahvettiğim, kalabalıklar arasında bana "vooov!"lar çektiren bir kitap olur kendisi:)
Dedektiflik romanları gibi. Tek farkı dedektif değil gazeteci:)
Kitapta iki farklı hikaye anlatılıyor. Ortak tek noktaları ise, mevsimdis gelen kar fırtınası.
Patronu daha önce de aynı tarih de böyle bir fırtına olduğu için geçmişle alakalı olduğunu düşünüyor< Ve çalıştığı bölümü ilgilendirmediği halde gazeteciden bir mekale yazmasını istiyor. Sonunda gerçekten bir sürü sır çıkıyor ortaya. Kendisinin aile sırları da dahil.
Gerisi de okuyuculara özel kalsın. Veya okuyucu adaylarına.
Son olarak bu saheserin yazarı Sarah Jio' dan bahsetmeden geçmek olmaz.
Çok sade bir üslubu var, su gibi okunuyor. Neredeyse bütün olayları birbirine bağlamış ve bunu ustalıkla yapmış. Yani okuyucuyu yormadan. Okuyanlar bilir, çok sürprizli bir kitap. Ve yazar bütün bu detayların altından ustaca kalkarak kalitesini ortaya koymuş:)
Bu arada hala Böğürtlen Kışı' ndan bahsediyorum..
Yok canım, börülce:)
19 Aralık 2014 Cuma
Trabzonspor Ulan!!!
Benim Trabzonspor' u tutma sebebim, Trabzon' lu olmam değil.
" Takım hep kazansın, memleketimin değeri artsın. " gibi bir düşüncem yok. Hiç bir art niyetim yok yani. Benim sevgim yürekten yürekten... Hem de en derinden...
Zaten kazandığımızda yok ki, beraberlikler aldı başını gidiyor;)
Olsun biz seni yine severiz. Bilmez misin, ne mangal yürekliyizdir biz? ;)
Uyuma konusunda zorlandığımda Trabzonspor yastığım imdadıma yetişiyor, üşüdüğümde hırka niyetine giydiğim formam içimi eritiyor. ;)
E hala inanmadıysan Allah inandırdırsın.
Nursena' yla aramızda geçen diyalog iyi özet olur sanırım.
- Kızım ne bu senin Trabzonspor aşkın?
- Nursena bu hastalık gibi bir şey.
Belki davetsiz misafirlerim arasında Trabzonspor Aşkı da vardır ha?
" Takım hep kazansın, memleketimin değeri artsın. " gibi bir düşüncem yok. Hiç bir art niyetim yok yani. Benim sevgim yürekten yürekten... Hem de en derinden...
Zaten kazandığımızda yok ki, beraberlikler aldı başını gidiyor;)
Olsun biz seni yine severiz. Bilmez misin, ne mangal yürekliyizdir biz? ;)
Uyuma konusunda zorlandığımda Trabzonspor yastığım imdadıma yetişiyor, üşüdüğümde hırka niyetine giydiğim formam içimi eritiyor. ;)
E hala inanmadıysan Allah inandırdırsın.
Nursena' yla aramızda geçen diyalog iyi özet olur sanırım.
- Kızım ne bu senin Trabzonspor aşkın?
- Nursena bu hastalık gibi bir şey.
Belki davetsiz misafirlerim arasında Trabzonspor Aşkı da vardır ha?
1 Aralık 2014 Pazartesi
Şiddetli bir fırtına geliyor, Karadeniz tarafından:)
1 Önceki yazımda ( ki bunun 61. yayına denk düşmesi çok ilginç(!) ) Trabzonspor hakkında son bilgileri paylaşmıştım.
Ama bunun artarak devam edeceğini yazmamıştım:)
Şükürler olsun Gençlerbirliği' ni yendik. Haklarını yemeyeyim bu arada, iyi takımlar. Ve bize dört gollük bir kıyak çekmeleri büyük incelikti.
Afiyet bal şeker olsun canlarım. Çok makbale geçti yine bekleriz.
Hepimiz kolayca bilebiliriz aslında maçın yıldızını.Siz deyin Cardozo, Biz diyelim Goldozo:)
3 gol birden attı, bir maçta. Ve sıfır skorla başladığımız lig de sayesinde en golcü takım olduk.
Ben dünya starı diye buna derim arkadaş!
Bir de Galatasaray maçı öncesi " Trabzonspor a fark atarız diyen Semih Kaya' ya cevabım; Tam tersi olmasın?
Sen hiç Karadeniz Fırtınasının şiddetini duydun mu? Tam 61 derece:)
Duymasanda önemli değil, uygulamalı gördün zaten:)
Ama bunun artarak devam edeceğini yazmamıştım:)
Şükürler olsun Gençlerbirliği' ni yendik. Haklarını yemeyeyim bu arada, iyi takımlar. Ve bize dört gollük bir kıyak çekmeleri büyük incelikti.
Afiyet bal şeker olsun canlarım. Çok makbale geçti yine bekleriz.
Hepimiz kolayca bilebiliriz aslında maçın yıldızını.Siz deyin Cardozo, Biz diyelim Goldozo:)
3 gol birden attı, bir maçta. Ve sıfır skorla başladığımız lig de sayesinde en golcü takım olduk.
Ben dünya starı diye buna derim arkadaş!
Bir de Galatasaray maçı öncesi " Trabzonspor a fark atarız diyen Semih Kaya' ya cevabım; Tam tersi olmasın?
Sen hiç Karadeniz Fırtınasının şiddetini duydun mu? Tam 61 derece:)
Duymasanda önemli değil, uygulamalı gördün zaten:)
27 Kasım 2014 Perşembe
Özet olarak; Tarih yazıyoruz:)
Pek sevgili bloğumun 61. yazısında elbette Trabzonspor' umda bahsedeceğim!
Futbol ve basketbolda ki harika transferlerimiz, basketbolda ilk kez Avrupa' ya gitmemiz, futbolda Galatasaray ı 945 gün sonra anca yenmemiz ve Avrupa da 100 gölümüzü tam da bu akşam kaydetmemiz bana şampiyonluk sinyalleri gibi geldi ne dersiniz?
Bu arada Essaid Belkalem' e sevgiler muck muck:)
Ve Onur' lu kaptan seni de unutmadım...
Futbol ve basketbolda ki harika transferlerimiz, basketbolda ilk kez Avrupa' ya gitmemiz, futbolda Galatasaray ı 945 gün sonra anca yenmemiz ve Avrupa da 100 gölümüzü tam da bu akşam kaydetmemiz bana şampiyonluk sinyalleri gibi geldi ne dersiniz?
Bu arada Essaid Belkalem' e sevgiler muck muck:)
Ve Onur' lu kaptan seni de unutmadım...
Koyver gitsin:)
Bu yazıyı yazmaya niyetlendim, ama aslında anlatabileceğim hiç bir
şey yok. Anlatılmaz yaşanır kategorisine giriyor
çünkü:)
Aslında sadece benim değil, kimsenin anlatabildiğini görmek nasip olmadı:)
O ne mi? Şöyle söyleyeyim; Hani sabahları uykumuzun açılması için çay ve ya kahve içeriz ya? Bir de kahvaltı tabii:)
Aslında bunlara hiç gerek yok. Sabah namazını kıl, oldu bitti:)
Hadi gelin iki sevabın belini kıralım:)
Bilim tarafından da açıklandı. Ama bir de soyut şeylerden bahsetmek lazım.
Öyle bir huzurla dolarsın ki... Ruhuna dinginlik gelir, zamanının gelmesine çok olduğunu bilsen de, kılmadan duramazsın. Ve bunu yaparken amacın aradan çıkarmak değil. huzura erebilmektir.
İzlediğin diziyi hem çok sevip hem de namazını geçiktirmene sebep oluyor diye sinir olmaktır:)
Hani "zamana bırak" diye bir deyim var ya? Ben de diyorum ki; Namaza bırak:)
Kabul edin, güzel öneri:)
Ne dersiniz, Hz. Ömer bize aşık olsun mu?
Aslında sadece benim değil, kimsenin anlatabildiğini görmek nasip olmadı:)
O ne mi? Şöyle söyleyeyim; Hani sabahları uykumuzun açılması için çay ve ya kahve içeriz ya? Bir de kahvaltı tabii:)
Aslında bunlara hiç gerek yok. Sabah namazını kıl, oldu bitti:)
Hadi gelin iki sevabın belini kıralım:)
Bilim tarafından da açıklandı. Ama bir de soyut şeylerden bahsetmek lazım.
Öyle bir huzurla dolarsın ki... Ruhuna dinginlik gelir, zamanının gelmesine çok olduğunu bilsen de, kılmadan duramazsın. Ve bunu yaparken amacın aradan çıkarmak değil. huzura erebilmektir.
İzlediğin diziyi hem çok sevip hem de namazını geçiktirmene sebep oluyor diye sinir olmaktır:)
Hani "zamana bırak" diye bir deyim var ya? Ben de diyorum ki; Namaza bırak:)
Kabul edin, güzel öneri:)
Ne dersiniz, Hz. Ömer bize aşık olsun mu?
18 Kasım 2014 Salı
"Sözde" taraftarlara...
Bir söz var, " Yargılandığın kadar başarılısındır. " diye.
İşte bu Trabzonspor için kesinlikle geçerli. Futbol da başarılı olamasak bile harika taransferler yaptık. Kadromuzda dünya starları var ve bu bile takımımızın adının duyulmasına yetiyor.
Örnek olarak Metalist Kharkiv maçında Constant gol atarken ikili müdahaleye alınan Cardozo' yu verebilirim. Yani yanlış adamı yakalamışlar:)
Basketboldan ise hiç bahsetmeyeyim daha iyi... Tarih yazıyoruz tarih! İlk defa Avrupa' da oynuyoruz.
Eleştirileri kulak arkası etmeliyiz. Başarılarımıza gölge düşürmek için yalan haber bile yapıyorlar. Şüphesiz bunun en belirgin kanıtı, bizim " sözde " taraftarlarımız. Sert bir terim kullandığım için özür dilerim, ama siz değilmisiniz bize sırtınızı dönen? Yalanlara kanıp tribünleri boş bırakan?
"Takım ruhu" sadece futbol da olmaz. İyi günde attığımız sevinç nidaları, kötü günde de takım aşkıyla çıkmalı...
Herkes bilir Trabzonspor bu ülkenin üvey evladıdır.
Avrupa' ya gidiyoruz, ülkemizi sırtlayıp zirveye koymaya çalışıyoruz. Başaramasak bile çabalıyoruz, ter döküyoruz. Ve hala eleştiriliyoruz. Biz sizi gururlandırıyoruz, siz ise nankörlük ediyorsunuz.
Biz de inadına söylüyoruz, 2010-2011 sezonu şampiyonu Trabzonspor!
İşte bu Trabzonspor için kesinlikle geçerli. Futbol da başarılı olamasak bile harika taransferler yaptık. Kadromuzda dünya starları var ve bu bile takımımızın adının duyulmasına yetiyor.
Örnek olarak Metalist Kharkiv maçında Constant gol atarken ikili müdahaleye alınan Cardozo' yu verebilirim. Yani yanlış adamı yakalamışlar:)
Basketboldan ise hiç bahsetmeyeyim daha iyi... Tarih yazıyoruz tarih! İlk defa Avrupa' da oynuyoruz.
Eleştirileri kulak arkası etmeliyiz. Başarılarımıza gölge düşürmek için yalan haber bile yapıyorlar. Şüphesiz bunun en belirgin kanıtı, bizim " sözde " taraftarlarımız. Sert bir terim kullandığım için özür dilerim, ama siz değilmisiniz bize sırtınızı dönen? Yalanlara kanıp tribünleri boş bırakan?
"Takım ruhu" sadece futbol da olmaz. İyi günde attığımız sevinç nidaları, kötü günde de takım aşkıyla çıkmalı...
Herkes bilir Trabzonspor bu ülkenin üvey evladıdır.
Avrupa' ya gidiyoruz, ülkemizi sırtlayıp zirveye koymaya çalışıyoruz. Başaramasak bile çabalıyoruz, ter döküyoruz. Ve hala eleştiriliyoruz. Biz sizi gururlandırıyoruz, siz ise nankörlük ediyorsunuz.
Biz de inadına söylüyoruz, 2010-2011 sezonu şampiyonu Trabzonspor!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Ninni açanı var, Eliyle uyutan var, Kutusu var, Açıkta uyusa bile ceket atanı var, Daha ne istersin Kurtlu Efendi? Ya sen Kara Burunlum?
-
18 Haziran Dominik maçı; uyudum, uyandım, dinlene dinlene bir maç izledim şükür... Ayrıca turnuvanın İstanbul kısmına geldiğimiz için 3 maç ...
-
Size bir türlü kanitlayamadim ama benim asıl olayım kalıpsız alçı tasi yapmak ama şimdilik yapamıyorum ve yeni ufukları yelken açma amacıyla...



