16 Haziran 2019 Pazar

Euclachacha Waikiki 2. Sezon

1. sezon da konuk oyuncu olan Shin Hyun, ana kadro da arz-ı endam ediyor. Jun Ki' de konukevi sahibi yerine geçmiş 3. adam da 3. adamı oynuyor :)
Özellikle 'İlk aşk' olayından sonra kesinlik kazandı.Istisnasız herkesin öyle bir olayı var, o başka :)

O zaman Jun Ki 'nin rolünü kim oynuyor? Onu da başka bir alanda da olsaoyuncu olması itibariyle Shin Hyun' a verelim:)


Killy Billy'i bir de böyle izleyin:) 

(Işınlanma) 
Yanlış anlaşılmadan kurtulma konusunda Jun Ki gibi olun :) 

2. Bölüm de işlenen 'tuvalete çıkamama'  konusu 1.  sezon da vardı ama Ki Bong' un duşu tamir etmesiyle birleşmesi güzel olmuş :)



29 Eylül 2018 Cumartesi

Harry Potter 1

Harry Potter serisini yeniden okuma kararı aldım. Henüz 1. kitaptayım ve bir şey keşfetmiş olabilirim.
Ve bu keşfimi sizinle paylaşmak istiyor da olabilirim;)

Sayfa 88,'Tombul bir kadının yanından geçtiler; Kadın aktarın önünde başını iki yana sallayarak söyleniyordu: Ejderha ciğeri, gramı 17 Sickle, çıldırmış bunlar...'

Biliyorsunuz, Weasley ailesi fakir... Biraz bu durumdan, biraz da karakter yapısından olsa gerek, Molly sinirli bir tip...
O yüzden diyorum ki: 88. Sayfada ki 'Tombul kadın' sahnesi, Molly'le ilk tanıştığımız yer olabilir:)


Kim bilir, J.K.Rowling'in büyülerinden biridir belki:)

Harry Potter'in ilk kitabının, yayınevleri tatafindan (galiba) 13 kere reddedildiğini hatırlayarak, şu an okurken yayınevi gözüyle bakmaya çalışıyorum. Ben olsam bu kitabı basar mıyım?
Ama kolay değil ya, serde fanlık var:)

3. Kitabın konusunu, 1. Kitabın ilk bölümünden haber veren muhteşem bir yazar J.K.Rowling...
Ama yayın evleri bunu nereden bilsin? 😉


Öğrenciliğiniz mi yanlış oldu, yaşlılığınız mı? :)

Prison Break 4

4. sezon aklanma sözü veren bir ajanın gizli operasyon ekibine dahil olundu.
Ve benim en sevdiğim sezon o oldu. Diğer sezonların aksine daha sakindi. Yani son dakika değişimleri falan yoktu,  ( Fox River'da ki  planın ilk halini çöpe atan,  değişen boruyu hatırlayın.  ) plan yapıldı ve ilerlendi.



Bazıları son sezonun diziye uymadığını düşünüyor,  bir de şu yönden bakın.  Uzun yıllar kaçan  mahkumların aklanma hayalleri gerçekleşti,  kardeşlerin babasının ilk sezon da söylediği 'Şirket* in akıbeti belli oldu ve yine kardeşlerin aile ilişkilerine değinildi.
İliklerine kadar uygun oldu bence...

Brad Belick'in ilk sezonda ki pislik hallerinden sonra 4. Sezon da masumane karaktere evrilmesi acayipti. Doğru yolu bulma ve aklanmanın etkili olduğuna bir şey demeyeceğim ama Linc'i öldürmeye çalışan korumayı bıçakladıktan sonra ki üzüntüsü pek inanıcı değildi.
Baksanıza T-Bag'e; Hem yardım etti, hem kötü kariyerine aynen devam etti:) Tescilli pislik seni:)




Ve Michael Scofield... Ne ağlattın abi... Hem başka bir işle uğraştım,  hem ağladım...
Film de yine bir kacış olayı vardı ve 4. Sezonun sonunda Sara'nın omuzunda ki işaretin anlamını öğrendik. Ve Michael yine öldü...
Bir karakter için 2 ölüm çok fazla...



15 Mart 2018 Perşembe

Chicago Typewriter

Bir yazar adayı olarak, izlemekten oldukça keyif aldım. "Kendim için yazmak istiyorum" söylemleriyle bana ilham olan yazar. 
Ve özel anlamda, iki zaman diliminde ikisi arasında mekik dokuyan "oldukça" esas kız:)

Hikayeyi yazma fikri buradan çıkmış:)


Sonra da dizi yapmışlar:)

Oyuncuların yeteneğinden bahsetmeye gerek yok sanırım.  Günümüzde ki yazar Han, geçmiş zamanda ki lider havasını çok iyi verdi. Hayalette takım elbisesiyle, ağır başlı oluşuyla "Hayalet" olduğunu çok iyi hissettirdi. Ana kadrodan değil ama menajerden bahsetmesek olmaz; tam bir mimik surattı:) Ama... İşte burada kocaman bir "Ama" geliyor.
Esas kız daha iyi olabilirmiş.




Son olarak, izlediğim en kaliteli yapımlardandı. Mekan seçimi, iki zamanı en güzel şekilde göstermeleri, kaliteli replikleriyle, izlediğim onca dizinin üstünden paraşütle tepelere geçmeyi başardı:)



Geçmiş hayatta gecmis hayattan bahsetmek... Devamının geleceğine dair işaret mi bu?

13 Mart 2018 Salı

Gözlerini Haramdan Sakın

Erkeklerin dilediği gibi gezip tozmalarına izin verirlerken, kızlar söz konusu olduğunda niye bu kadar karşı çıkıyorlar? Eminim bir çoğumuzun merak ettiği sorulardan biri bu...
Cevap ise, Kuranı Kerim'den geliyor; 

"Mümin erkeklerine söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar..."

Edebiyat Dünyasında, İslami değerlerimizi anlatan kitaplar -Dini kitaplar haricinde- pek yok. Bu yüzden Merve Özcan'ı kutluyorum:)
Yukarıda yazdığım olay; dini bir şey ve romanda ki karakterle ilgili olduğu için konuyla bağlantılı. Ama sözle değil, ayetlerle kesin bir sonuç sunmasına bayıldım:)

Deli- dolu, uçuk-kaçık kızımız Betül... Ve ördüğü duvarlar arasında mutlu mesut yaşayan, muhafazakar Ömer...
Bir de Betül'ün iç sesi... "Pes edecek miydim? Hayır! Ben kızdım, o ise erkek. Ve kesinlikle yanlış replikleri kullanıyorduk."

Kitabın son bölümü için yorumun;
"Betül, sen bu kafayla gider; frambuazlı pasta istersin:)



Duy da inanma;)

El Değmemiş Aşk:)

İsmi dolayısıyla saf bir aşk hikayesi izleyeceğimi sanmıştım, yanıldım ve izlediğime pişman değilim:)

Sevdiği kız varken, çocukluk arkadaşıyla evlenmeye zorlanan bir garip Zafer...
Ve sevgilisinden aldığı emirle, fiziksel temastan kaçınmak için yoğun bir çalışma içine girdi. Gerdek gecesi de dahil:)

Bir ara eşinin oyununa kurban gitti ama bu sefer de imdadına yetiştiler. Koma gibi ciddi bir olayı oyuna alet etmeleri kısım hariç film güzeldi.

Verdiği mesaj da cabası...
İnsanın gözü yüksekler de olunca, burnunun ucunda samimiyeti goremiyor...

Bu arada, filmin sonu 'Ah Nerede?' Nin sonunu andırmıyor değil:)


4 Şubat 2018 Pazar

Monk

Adrian Monk, çok titiz, takıntılı, saplantılı, vesaire olduğu için; çocuklarla iyi anlaşamaz diye düşünüyor insan... Yani çocuklar pisletir, dağıtır, kırar, yıkar, vesaire...
2. tezim doğru, ama 1. si çok yanlış. Hatta tam aksi...

Mr Monk, çocuklara bayılır:)

Kanıt için, Monk 'un 16. bölümünü izleyebilirsiniz:)