Kayıtlar

Age Of Youth 2

Resim
Acın acımızdır Ji Won Unni:) Ortada oturmanın azabı en iyi bilinen duygular arasındadır.:)

İlk sahne kızlara kızdım mı, kızdım... Ya hu Yoon Sunbae'niz gelmiş, hem de 32 dış (ki bu 1. Sezonun en büyük eksiğidir) : sizde huysuz huysuz bakıp, kuru kuru ' Geldin mi?' diyorsunuz. Hayırdır, gözünle mi gördün?

2 sahne ise, onlarında haklı olduğunu görüyoruz. Trafik canavarı kurbanlarım benim:)
Farklı olanı dışlamaya meyillidir insan, ceremesini de aynı insan çeker. 2 bölümün mesajı da bu...

O değil de, başka bir acı vardı...

Ji Won'un matraklığı genetikmiş. Inanmayan gitsin 3. Bölümü açsın :)

(fotoğrafın üstünde ki şahıs beni affetsin)

Mühendis uşak, galiba otizmli. Kulaklarıyla oynayıp durması çekti dikkatimi, onun dışında ki davranışları da Ali Vefa'yı andırıyor:)
8 bölüm de ortaya çıktı ki, mesajları atanın Deo Young olduğunu hiç düşünmemiştim zaten.
10. Bölüm de ise Eun Jae'nin neden değiştiğini anladım. Kişilik olarak sıkıntılı ama Ana-kız güzel benzemisler:)

O esk…

Crash Landing You

Resim
Ah senarist, ah senarist... Son bölümler yaptığın hatalara bir şey demedik.
Daha doğrusu "dizi bu ya" dedik:) Jeong Hyeok, 20 saat sürünceden sonra üzerinin tertemiz ve ütülü kalması, (Bir de "Duş almaya ihtiyacım yok" dedi haspam) yabancı bir ülkeye gelişinin ilk gecesinde Se Ri'yi bulması... 


Ha, Se Ri vurulduğunda ambulansı aramak yerine feryat figan etmeleri... Sondan ikinci bölüm de, koskoca NİS ajanlarının kaçakların konuşmalarını bitirmesini beklemesi... Dediğim gibi "Dizi bu ya", klişe hatalar bunlar ama affedilmez hatana daha girmedim.

Senaryo: Alberto yakalanır, bir düzine adama kurşun yağdırmaya başlar ve hiç birini de ıskalamaz. Bu da normal... Bu arada, biz izleyiciler bu işe şaşarken Alberto saklandığı yerden çıkıp "Merak etme, nişancılık eğitimi aldım" dedi:) Alberto yaralanır ve Seo Dan, Jeong Hyeok'un aksine ambulansı aramayı akıl eder. Ama ambulansın görevlisi var mı yok mu, orası muamma?

Alberto oksijen maskesini çıkar…

Age Of Youth

Resim
Klasik kore dizilerinden sıkılanlar, klasik kore dizilerinden sıkılanlar! Safınızı belli edin lütfen! Burada tek bir esas kız yok, tek bir esas erkekte yok. Onun yerine dostluk var, 'Hayatın içinden'lik var.
Var oğlu var :)


Yukarıdaki sebepten ötürü kocaman bir artıyı hak ediyor dizi. Öğrenci evinde yaşayan 5 kızı konu almış ve her kızı bölüm malzemesi yapmış :) Bir artı da buradan...


Ilk 3 bölüm akıcıydı ama beni bağlamadı pek. 4. Bölüm de bağlılık yolunda ilk adımımı attım. Ve 5. Bölüm de gülmekten ağzımı kapatamadım:) Çünkü konu malzemesi sayısız randevuya çıkan ve erkeklerle kanka olmaktan öteye gidemeyen,  bozuk ağızlı ve en renkli kişiliğe sahip Ji Won'a gelmişti: nasıl gülmem:)

Sonra da bağlandım gittim zaten :)

Bölüm sonu röportajlara ev sahibesinin gelmemesi üzmedi değil...

Bir Engelli Ne İster?

İnsan ilgilenmediği bir konuşma olunca o ortamdan yürüyüp çıkabilir... Bakın şimdi, bu cümleden hayatımın özetini çıkaracağım.
Değil ilgilenmek anlamadığım konuşmadır o benim, hele bir de sesleri duyup kelimeleri anlamamak var ya... Neden mi? İşitme kaybım var da ondan. Yüzdesini bilmiyorum ama kulaklığımı çıkarınca %10'luk bir oran kalabilir. Ayrıca Serepral Palsiliyim.

Konumuza dönelim. Engelim Ataksi türünden olduğu için kalkıp gidebilirim, evet. Ama kendi irademle hareket edebilsem de desteksiz yürüyemem ve ilgi odağı olmayı sevmem. (Yoldan çevirip yanımda ki kişiye sorunumun ne olduğunu soran insanlar bile gördü bu gözler, acıyan bakışlar da cabası...)
Mesela uzun süre görmediğim uzak akrabalar etrafımı sarar ve kalkmaya yetlendiğinde yüksee sesle, çocuk gibi seni sorgular;  "Nereye gidiyorsun?" (Odama) "Neden gitmek istiyorsun? Sıkıldın mı yoksa?" Ve ben nezaketen "Sıkıldım" diyemem.
Öldürücü bir nezaketim var evet ama karşımdaki de düşünceli ol…

Kidnap

Resim
Taktik maktik yok, bam bam bam!


Mantık hataları var mı, oldukça:) İşlek bir cadde de deli gibi araba süren iki arabayı kimsenin fark etmemesi gibi... Yardım çığlığına kimsenin tepki vermemesi gibi... Arabaları fark eden polisinde pisi pisine ölmesi gibi... İnsan ekibine haber vermez mi birader?

Mantık hatası çok evet ama film sizi alıyor, o saçma evrenin heyecanına bırakıyor:) Geriliminden hiç taviz vermedi, sağ olsun:) Bir annenin çocuğu için ne kadar ileri gidebileceğini gösteren güzel bir filmdi.


Yalnız çocuk, o kadar ölüme şahit olduktan sonra psikopat çıkmasa iyi...

Beautiful Mind

Resim
Gizemli bir başlangıç...


Azıcıkta sıkıcı ama devam etmeme gibi bir düşüncem yok; tıp dizilerini severim. Üstüne bir de Jang Hyuk reyiz ve ön dişlerini göstererek konuşma/gülmesi var:)
Dünyanın en anlamlı sarılması sen olabilirsin:)


Devamı dizide:)





Are You Human Too?

Resim
Afişte yetişkin biri varken robotun çocuk olmasını düşünüp 'Robotlar büyümez ki....'  gibi abuk bir tepki veriyordum ki, işin kokusu çıktı ortaya:)


Oğlunun her dönemi için Robot hazırlamış anne hanım :)  Hem de kıskanç bir oğul..

'Doktor Cha seninle aşk çocuğu yapmayı düşünmüyor.'

Yanlış anlama,  bunlar senin kalp atışların'


Ah be abla: hem yalan söyledin,  hem büyük gaf yaptın.  Nereden mi belli yalan söylediğin?

'Benim kalbim yok'
Benim tepkim: 'Film mi çekiyoruz burada?:)

Ayrıca Ya Na'nın da repliği:)

- Sen de Sin gibi oyuncakları seviyor olmalısın?
- İnsan olan Nam Sin robotları seviyormuş. Uyanınca beni de sever mi? 
Yıktın kalbimi eyledin viran...

İlerleyen bölümlerde Sin'ler kavgasını bekliyorum ama gönlüm olmamasından yana tabii... O zaman niye bekliyorum?
Robot Sin,  hafiften rekabet hissediyor gibi... Asistanın ve annesinin davranışları kafasını karıştırdı çocuğumun:)

- Neden sudan çıkmadınız?  Ölebilirdiniz!
- Ölecek olan sensin.  Kalbin…